Prometheus

Prometheus
@Prometheus___
Deus, volo te videre me.
Tutsaklığımız nasıl başladı bilinmez Paslı demir kapılar kapandı üstümüze Taş duvarlarda kayboldu boğuk seslerimiz Çaresizliğimizi bize aynalar söyledi inanmadık Kuşatıldık ansızın kederle, ayrılıkla Aman vermez karanlıklar sardı dört yanımız Yalnızlık bir ağrı gibi çöktü başımıza Uyuduk, bir daha uyanamadık Şimdi bir kutup var sana çeker beni Bir kutup var senden öteye Ben onun için böyle ortalıkta kaldım Dağ yollarında, caddelerde, sokaklarda Onun için bulup bulup yitirdim seni Hangi kapıyı çaldıysam sen açtın bana Hangi gözümü yumduysam seni gördüm Zamandın, zamandan öte bir şeydin Yıllarca bir meşale gibi yandın uzaklarda
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ama ne sen gel dedin Ne de ben gelebildim her şeye rağmen Aşkımız ayrılıklarla başladı
Boğaz tokluğuna yaşamlar bizi kurtarmaz artık Biz oldum olası kör doğmuşuz Brakisefal kafalarımız bir işe yaramıyor Hele şu biçimsiz ayaklarımızın haline bakın Aptallığımız yüzümüzden belli Aynaya bakıp gülüyoruz Oysa bütüin çirkinliğimiz aşikâr ayna gibi Söyleyin bir Shakespeare mi akıllıydı içimizde To be or not to be To be or not to be bir şey değil yine Sen olmasan benim varlığımdan ne çıkar Ama sen yoksun işte Bense bütün insanlar gibi ha varım ha yoğum Yine sana çıkıyor bütün yollar Yine bütün iki kere ikiler dört ediyor Dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum
Nasıl aldandık bunca zamandır Nasıl inandık güzelliğine hayatın Bize ne doğan güneşten Büyüyen buğdaydan akan sudan bize ne? Alabildiğine kederliyiz yorgunuz Bize sevmesini öğrettiniz böyle delicesine Bize dostluğu öğrettiniz Sevdikse günahlarımız Tanrı'nın boynuna Sevilmedikse insanlar utansın kederimizden Ne aradık ne bulduk dünyanızda söyleyin Bir sevgiyi bile çok gördünüz bize Öpüştük uykularımızda, ayıpladınız Kara kara yengeçleri saldınız üstümüze Şimdi de bir yaşamaktır tutturmuşsunuz Rahat bırakın bizi Taşıyla toprağıyla O yoktan var ettiğiniz Tanrı'sıyla Dünyanız sizin olsun
O sapık arzularınız yükseltecek sizi O karanlık odaların başıboş rahatlığı Varın dilediğiniz gibi yaşayın artık Bir gün bütün günahlarınız bağışlanacak Tanrı katında Ne cehennem ateşleri ne o köprüler kıldan ince Sizin için değil Siz öyle Tanrıların böyle kullarısınız işte Şimdi de oturmuş tuz-biber ekiyorsunuz yaramıza Kiliselerde camilerde öğütler veriyorsunuz Tanrı adına Sonra her gece bir cinayet işliyorsunuz Temiz çarşaflarda pis kanınız Uykularımızda gölgeniz korkunç belalı Sizi sayıyla mı verdiler bize? Defolun karşımızdan Bize kendi derdimiz yeter Kanınızı bulaştırmayın ellerimize