Prometheus

Prometheus
@Prometheus___
Deus, volo te videre me.
Ve bazı günler var ki devasa bir bezginliğe kapılıyorum, ve ka­ranlık bir sıkıntı, gittiğim her yerde, beni kefen gibi sarmalıyor; kıv­rımları beni utandırıyor ve kısıtlıyor, hayat bir vicdan azabı gibi üstüme; basıyor. Bu kadar genç ve bu kadar her şeyden bıkmış...Oysa yaşlı olup hala heyecan dolu olanlar var! Ye ben, o kadar dü­şüğüm, o kadar küskünüm! Ne yapmalı? Gece, lambrilerimin üs­tüne titrek ışığını yaprak yaprak düşüren aya, gündüz de komşu çatıları altınla kaplayan güneşe mi bakmalı? Yaşamak bu mu? Hayır, bu ölüm, eksi, kabir huzuru.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ve üstelik, bütün bunların üstünde, herkesin kendi ucunu çe­kiştirdiği ve elinden geldiğince örtündüğü bir örtü var. Acı ko­medya! dehşet! dehşet!
Hazin ve tuhaf çağ bizimki! Bu büyük haksızlık çağlayanı hangi okyanusa doğru dökülüyor? Bu kadar dipsiz bir gecede nereye gi­diyoruz? Bu hasta dünyayı yoklamaya kalkanlar, bağırsaklarında kıpraşan ahlaksızlıktan korkarak hemen geri çekiliyor.
İnsanlar bu boşluğu gördüklerinde devasa bir umutsuzluk kah­kahası kopacak; ölüme, yiyen, her daim aç olan ölüme gitmek için hayatı terk etmek gerektiğinde...Ve her şey, hiçliğin içine doğru çökmek için çatırdayacak; ve erdemli adam erdemini lanetleyecek ve günah ellerini çırpacak.
İyi yürekli ve safiyane beni kirleten ve kötü hale getiren insanlara lanet olsun! Şiirin ve kalbin güneşine doğru yük­selen her şeyi kurutan ve solduran, medeniyetin o kuraklığına lanet olsun!