İnsanlar toprağa sahip olmak için savaşıyorlardı, yarın suya sahip olmak için birbirlerini gırtlaklayacaklar, havamız kalmadığında, harabelerin ortasında soluk alabilmek için boğazlayacağız birbirimizi.
Onlar ısrarla bizim umut etmemizi ve inanmamızı istiyorlar, ne olursa olsun umut etmeliyiz, yeter ki umut edecek bir şey olsun, inanmamız gerekiyor, hem de neye olursa olsun, yeter ki bir şeye inanalım, beğenimize uygun saçmalıklar arasında tercih yapmakta özgürüz, yeter ki aptalca olsunlar.
Düzen kendi sandığından daha delidir, düzen hayal ettiğinden daha aptalcadır ve bizler, düzeni destekleyen bizler, onun bize benzediğini hissediyoruz, biz nasıl kendimizi tahayyül edemiyorsak o da bizi tahayyül edemiyor, o biz körleri peşinden sürükleyen bir kördür.