Dicle

Saldırgan savaşların savunma kılıfına bürünmediği hemen hiç görülmemiştir. ... Milyonlarca insanı saldırı tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarına, bu yüzden de kendilerini savunmaları gerektiğine inandırmak zor değildir. Bu tür kandırılma insanların kendi başlarına, bağımsız olarak düşünüp duyamamalarından, halkın çoğunluğunun duygusal bakımdan siyasal önderlerine bağımlı olmalarından doğar. Bu tür bir bağımlılık olduğu sürece güç kullanarak ve kandırma yoluyla sunulan her şey gerçek kabul edilecektir. Varsayılan bir tehdide inanmaktan doğan ruhsal sonuçlarla gerçek bir tehdidin yarattığı ruhsal etkiler elbette aynıdır.
Sayfa 20
Reklam
İnsanlık için gerçek tehlike olağanüstü güçlerin, -şeytan ya da sadist birinin değil- sıradan bir insanın eline geçmesidir. Savaş açmak için nasıl silahlar gerekliyse, milyonlarca insanı yaşamlarını tehlikeye atmaya ve katil olmaya sürükleyebilmek için de nefret, öfke, yıkıcılık ve korku gibi tutkular gereklidir. Bu tutkular savaşı başlatmak için gerekli koşullardır; savaşın nedenleri değildir; tıpkı, silahların ve bombaların kendi başlarına bir savaş nedeni olmamaları gibi.
Sayfa 17
İnsanın doğuştan yok etme eğilimini taşıdığına şiddet ve güç kullanma gereksinmesinin insanın içinden doğduğuna inanırsak gittikçe artan vahşete karşı direncimiz zayıflayacaktır. Bazılarımız ileri ölçüde olmak üzere, hepimiz kurtsak, kurtlara karşı neden direnelim o zaman?
Sayfa 14
Kurtlar öldürmek, koyunlar birisinin peşinden gitmek istiyorlar. Bu yüzden kurtlar koyunlara adam öldürtüyor, cinayet işletiyor, insan boğazlatıyorlar; koyunlar da hoşlandıklarından değil, yalnızca birisinin peşinden gitmek istedikleri için boyun eğiyorlar buna. Gene de katiller, yaptıklarının soylu bir şey olduğunu kanıtlamak için masallar uydurmak zorunda kalıyorlar.
Sayfa 13
“Homo homini lupus.” “İnsan insanın kurdudur.” Thomas Hobbes
Sayfa 13
Reklam