Sevginin ve Şiddetin Kaynağı

8,7/10  (9 Oy) · 
23 okunma  · 
8 beğeni  · 
679 gösterim
Yaşam yaratmak, güçsüz insanda bulunmayan birtakım nitelikleri gerektirir. Yaşamı yoketmekse yalnızca bir tek niteliği -şiddete başvurmayı- gerektirir. Güçsüz insan, tabancası, bıçağı ya da kuvvetli bir bileği olduğu sürece başkalarının ya da kendisinin içindeki yaşamı yokederek onu aşabilir. Böylece, kendisini yadsıyan yaşamdan öç almış olur. Ödünleyici şiddet, güçsüzlükten doğan ve güçsüzlüğü ödünleyen bir şiddet türüdür. Yaratamayan bir insan, yok etmek ister, yaratırken, yok ederken salt bir yaratık olma rolünün ötesine geçer. Caligula'ya şunları söyletirken Camus, bu fikri özlü olarak dile getirmiştir: "Yaşıyorum, öldürüyorum, yok etmenin insanı kendinden geçiren gücünü yaşıyorum; bununla karşılaştırıldığında yaratmanın gücü çocuk oyuncağından başka bir şey değildir." Bu, sakatların, yaşamın kendilerinden insanca güçlerini olumlu bir biçimde ortaya dökme yetisini esirgediği kimselerin kullandığı şiddettir.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 1994
  • Sayfa Sayısı:
    143
  • ISBN:
    9789753880190
  • Orijinal Adı:
    The Heart Of Man Its Genius For Good And Evil
  • Çeviri:
    Nalan İçten, Yurdanur Salman
  • Yayınevi:
    Payel Yayınları
  • Kitabın Türü:
merve yaprak 
23 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

sevginin ve şiddetin kaynağı kitabı erich fromm un en iyi kitaplarından. şiddet ve sevgi biçimlerini anlatan kitapta hastalıklı şiddetten, insanın bu hayat karşısında nesne olmadığını yaratarak gideremediğinde ortaya çıkan yok etme öldürme isteğinin temellerine bir çok şiddet biçimini detaylı bir biçimde anlatılıyor. Ve insan psikolojisinin sevgi ve şiddet skalası üzerinde konumlanmasını; hastalıklı şiddetin bu skalanın tamamen şiddet biçimine yönelmiş olduğunu, en alt kısmında olduğunu, hümanist peygamber yada ermiş olarak bahsedilen insanların skalnın en üstünde artık değiştirilemez olduğunu diğer tip tüm sevgi ve şiddet eğilimlerinin insanlar tarafından değiştirlebilir geliştirilebilir olduğunu yalın bir dille yoğun bilgi verebilme yeteneğini harmanlayarak bizlere sunmaktadır. Ve popüler olarak tek doğru ve ünlü olarak bilinen freud'un açmazlarının üzerini aydınlatıyor. Psikolojiyle ilgilenen insanlar için başucu eseri olabilecek nitelikte herkese tavsiye ediyorum.

Kitaptan 17 Alıntı

Narsizm ne kadar yoğunsa, narsist kişi de kendi hatasını ya da kendisine yöneltilen makul eleştirileri reddetmeye o kadar eğilimli olacaktır. Bunun yerine karşıdaki insanın yaralayıcı davranışına karşı çileden çıkacak ya da onun doğru yargılama yapamayacak kadar duyarsız, cahil vb. olduğuna inanacaktır.

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

Ne yararı var? Pisliği öyle de karıştırsan, böyle de karıştırsan, yine pisliktir. Günah işlemiş ve ya işlememiş olmanın bize cennette ne gibi bir yararı olacak? Kara kara bunu düşüneceğime, cennetin coşkusu için inci diziyor olabilirdim. İşte bu nedenle kutsal kitapta şöyle yazar: "Kötülükten uzaklaş, iyilik yap.Yanlış mı yaptın? Doğru bir şey yaparak düzelt."

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

Olası olmayan şeylerin gerçekleşeceği yanılsamasıyla yaşayan insan, onun yerine karar verildiği ve istenmeyen felaket gerçekleştiği zaman şaşırır, öfkelenir, yaralanır. Bu noktada kendini savunup başkalarını suçlamaya ve/veya Tanrıya yakarmaya başlamak gibi bir hataya düşer, oysa gerçekte suçlanması gereken tek şey kendi sorununu göğüsleme cesaretinden ve bunu anlayacak mantıktan yoksun olmasıdır.

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

Bir grubun narsizmi yaralandığı zaman, bireysel narsizm bağlamında tartıştığımız aynı öfke tepkisini görürüz. Tarihte, grup narsizminin sembollerinin aşağılanmasının, çoğu kez söz konusu grubu deliliğin eşiğine getiren bir öfke yarattığına ilişkin örnekler vardır. Bir bayrağın çiğnenmesi; inanılan Tanrıya, krala, lidere hakaret edilmesi; savaşın ve toprakların kaybedilmesi; bunlar, bir çok durumda kitlelerde şiddetli intikam duyguları yaratmış, bu da sonuçta yeni savaşlara yol açmıştır. Yaralı narsizm, ancak saldırgan ezilirse ve kişinin kendi narsizmine yönelik hakaret geri alınırsa iyileşebilir. Bireysel ve ulusal intikam, birçok durumda yaralı narsizme ve düşmanı yok ederek yarayı iyileştirme ihtiyacına dayanmaktadır.

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

Bireysel narsizm gibi grup narsizmi de doyum gerektirir. Bir grubun üstünlüğü, diğer herkesin aşağılığı yolundaki genel ideoloji belli bir doyum düzeyi sağlar. Dini gruplarda, benim grubumun, gerçek Tanrıya inanan tek grup olduğu ve bu nedenle benim Tanrımın tek gerçek tanrı olduğu, diğer bütün grupların da yoldan çıkmış inançsızlardan oluştuğu varsayımıyla bu doyuma kolayca saplanır.

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

Kötülük insanın, insanlığının yükünden kaçmaya yönelik trajik girişimi içinde kendini kaybetmesidir. Ve kötülüğün potansiyeli çok daha büyüktür çünkü insan, her türlü kötülük olasılığını hayal etmesi ve böylece bunları arzulayıp hayata geçirmesini, kötülük dolu hayal gücünü beslemesini mümkün kılan bir hayal gücüyle donatılmıştır.

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

İnsan hem gerilemeye hem de ilerlemeye eğilimlidir; bu, onun hem iyiye, hem de kötüye eğilimli olduğunu söylemenin bir başka yoludur.

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

Sağlıkla delilik arasındaki sınırda yatan özel bir narsizm durumu, büyük güce sahip bazı insanlarda bulunabilir. Mısırlı Firavunlar, Romalı Sezarlar, Hitler, Stalin, Trujillo gibi isimlerin hepsi de ortak özellikler sergiler. Bu insanlar mutlak güce (iktidara) ulaşmışlardır; ağızlarından çıkan söz, yaşam ve ölüm de dahil olmak üzere, mutlak konudur, istediklerini yapma konusunda kapasitelerinin sınırı yok gibidir. Sadece hastalık ve ölümle sınırlı tanrılardır. Şehvetlerinin ve güçlerinin sınırı yokmuş gibi davranırlar bu nedenle sayısız kadınla yatarlar, sayısız insan öldürürler, gökteki ayı isterler, imkansızı isterler.

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

Fazla ölümsever olan kişi çoğu kez görünüşünden ve mimiklerinden tanınabilir. Soğuktur, cildi ölü gibidir, yüzünde sanki kötü bir koku almış gibi ifade vardır. (Bu ifade Hitlerin yüzünde açıkça görülebilir.) En yüksek değerleri, boyun eğme ve örgütün düzgün işleyişidir. Ölümseverlik (nekrofili), temel bir yönelimi kapsar; bu yaşama verilmiş yaşamın tam karşıtı bir yanıttır, bu, insan içindeki yaşama yönelişler arasında en hastalıklı ve en tehlikeli olanıdır. Gerçek bir sapmadır: yaşarken yaşam değil ölüm, gelişim değil yıkım sevilir. Hissettiği şeyin farkına varmayı göze alabilirse, ölümsever kişi, yaşamının parolasını "Yaşasın ölüm"le dile getirir.

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm

Dengeleyici şiddet, kökleri güçsüzlükte yatan ve güçsüzlüğe karşı dengeleyici olan bir şiddettir. Yaratmayan insan yok etmek ister. Yaratırken ve yok ederken, basit bir yaratık olarak kendi rolünü aşar. Camus, bu görüşü ustaca dile getirmiştir: "Yaşıyorum, öldürüyorum, bir yıkıcının coşkulu gücünü yaşıyorum. Bunun yanında bir yaratıcının gücü çocuk oyuncağı kalır."

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich FrommSevginin ve Şiddetin Kaynağı, Erich Fromm
2 /