Dicle

PLATON’UN MAĞARASI ÇOK YAKINDA AÇILIYOR!!!
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 00:53
Kapitalizm ve onun getirisi tüketici toplum, bu toplumları içeren şehirler, şehirlerdeki bizler; üretenin, emekçinin gölgesini bile görmediğimiz, değerinin ayırdına varmak şöyle dursun, yok
MağaraJosé Saramago · Kırmızı Kedi · 2022138 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Sevememekten askıda kalmış bir hayat; ne ölü, ne de canlı...
10/10
·43 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2020 03:40
Bu kitabı o kadar sevdimki kitaba dair ve bende hissettirdiklerine dair bir kaç satır yazmak istedim. Öncelikle Marguerite Duras’ın okuduğum ilk kitabıydı. Kitabın kapağının güzelliği bir yana
Ölüm HastalığıMarguerite Duras · Metis Yayınları · 2005759 okunma
Delisin sen!
Puan vermedi·72 syf.··
2019 28. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2019 19:34
Delilik nedir? Asıl deliler kimler? Sokakta karşılaştığınız insanlar normal midir, deli midir? Toplumun çoğunluğuyla uyuşmuyorsa görüşleriniz, toplum düzenindeki düzensizliği görebiliyorsanız, buna
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,1bin okunma
Bahçemizi yetiştirmek gerek...
9/10
·268 syf.··
2019 26. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2019 20:19
Sevgili Candide keşke dünya senin sandığın kadar iyi ve güzel bir yer olsa... Öncelikle “Candide” Fransızca kökenli olup saf, iyi niyetli anlamına gelmektedir. Adından da anlaşıldığı gibi romanda
Kandid ya da İyimserlikVoltaire · Cem Yayınevi · 19847bin okunma
10/10
·437 syf.··
2019 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2019 18:26
Sindire sindire okumaya çalışıp, dayanamayıp tükettiğim ilk Jean Paul Sartre romanı. Romanda birbirinden çok farklı karakterlerin kendi içlerinde verdikleri varoluş mücadelesi anlatılsada; ana karakterimiz felsefe öğretmeni sevgili Mathieu’nun kimseye benzememek, özgürlüğüne dokundurmamak uğruna kimine göre kazanış ama çoğunluğuyla kaybedişlerini anlatıyor. Yalnızca 4 gün içerisinde geçen olaylar Mathieu’ya 34 yıllık yaşamını hiçbir yere köklenmeden, sabun köpüğü misali yaşadığı yaşamını sorgulatıyor. Mathieu’nun etrafındaki herkes özgürlüğünü bir yerinden tutup çekiştirmekte, koparıp atmaya çalışmaktadır. Abisi Jacques “artık akıl çağına geldin Mathieu” deyip evlenmesi gerektiğini, eski dostu olan Brunet komünist partiye girmesi gerektiğini, bir şeye bağlanmayan özgürlüğün hiçbir işe yaramayacağını söyler. Arkadaşı Daniel onun duruşuna duyduğu nefretle Mathieu’ nun özgürlüğünü kaybetmesi için elinden geleni bu uğurda kişiliğini kaybetse bile yapar. Mathieu’nun tek isteği ise varlığını yalnızca kendi egemenliği altına almak... Kitapta bu uğurda karakterin nasıl baştan başa kendi benliği içine battığını, başlarda çırpınsada çırpındıkça daha dibe battığını gözler önüne seriyor Sartre. Okurken bana hep şu soruyu sordurttu: “ Gerçek özgürlük nedir? Bir şey uğruna mücadele edip bir yere bağlanmak mı, yoksa bağlı olduğun ne varsa kesip atmak mı?” Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Bu muhteşem kitap için teşekkürler Sartre...
Akıl ÇağıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20192,652 okunma