“İnsanlar şiddet ve hırsla şekillenmiş, kibirli bir türdür. Yaşadıkları gezegeni, şu an için erişimleri olan yegane gezegeni yıkımın eşiğine getirdiler. Ayrımlarla, sınıflandırmalarla dolu bir dünya yarattılar ama kendi aralarındaki benzerlikleri görmeyi beceremediler”
‘’İnsan ne yaşarsa yaşasın en çok kendi etkilenir. Üzgün olduğunuz zamanlarda birileri gelir ve sizi anladığını, en az sizin kadar üzüldüğünü söyler. Külliyen yalandır bu. Hiç kimse sizin acınıza sizin kadar üzülemez’’
"İnsanın dış dünya üzerindeki egemenliği arttıkça, dünya görüşü de gelişir ve sonunda başlangıçtaki o her şeye gücüyeterlik ilkesinden yüz çevirir, animistik dönemden dinsel, oradan da bilimsel döneme doğru bir yükseliş kaydeder."
Çocuk sık sık, ana-babasına açıklamadığı halde, düşüncesinin onlar tarafından bilindiğini sanmaz mı? Yetişkinlerin, Tanrı'nın her şeyi bildiği inancı, belki de her yerde ortaya çıkan bu çocuk düşüncesinden kaynaklanır…