Kum ve Köpük, az sözle çok şey söyleyen, okuru düşünmeye değil hissetmeye çağıran bir kitap.
Kalıcı olanla geçici olan arasındaki ince çizgiyi sessizce hatırlatıyor.
Kum ve KöpükHalil Cibran · Kapra Yayıncılık · 202016,3bin okunma
Birlikte İyi Hissetmek, hızlı tüketilip geçilecek bir kitap değil; sakin bir zamanda, sindire sindire okunması gereken bir metin. İlişkilerinde daha nazik, daha farkında ve daha gerçek bir bağ kurmak isteyen herkes için yol arkadaşı olabilecek nitelikte.
Bazı kitaplar bittiğinde insan sessizce kalmak ister… Birlikte İyi Hissetmek tam olarak öyle bir kitap. Kendine ve ilişkilere daha yumuşak bir yerden bakmayı hatırlatıyor.
Bu kitabı bitirdiğimde içimde hem tatlı bir hüzün hem de derin bir saygı kaldı. “Yedi Güzel Adam”, sadece yedi şairin değil; bir inancın, bir duruşun sessiz ama güçlü hikâyesiydi. Maraş’tan İstanbul’a uzanan yolculuklarında yoklukla, yalnızlıkla ama hiç kaybolmayan bir imanla yürüdüler.
Şöhretin peşinden gitmediler, alkış aramadılar. Sessizce yazdılar, sessizce yaşadılar ama çok büyük izler bıraktılar. Bu kitap bana şunu bir kez daha hatırlattı: Güzel adam olmak, dik durabilmek ve insan kalabilmekle mümkün.
Kitabı kapattığımda tek bir cümle kaldı içimde:
İyi ki onları tanıdım…
Yedi Güzel AdamCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 202321,7bin okunma
Epikür’ün Mutlu Olma Sanatı kitabını okurken bir şeyi çok net anladım: Mutluluk sandığımız kadar karmaşık değilmiş. Korkularımızı büyütüp geleceği felaketleştiren yine biziz. Epikür sürekli şunu fısıldıyor gibi: ‘Sade yaşa, az şey iste, kendi iç sesini duy.’ Bu kitap bana, kalbimi yoran yüklerin çoğunun aslında hayalden ibaret olduğunu hatırlattı. Mutluluk dışarıda değilmiş… insanın kendi içinde saklı bir huzurmuş.
Bazı kitaplar insanın içini sarsar, çünkü söylenmeyeni söyler.
Sabahattin Ali’nin Sırça Köşk kitabı da tam olarak böyle bir kitap. Her hikâyede başka bir yüzüyle karşımıza çıkan insan, adalet, vicdan ve güç kavgası var. Basit gibi görünen olayların altında, derin bir toplum eleştirisi yatıyor.
Sabahattin Ali kelimeleriyle değil, sessizliğiyle de konuşuyor bu kitapta. Okudukça fark ediyorsun; o aslında insanı değil, insanın içindeki karanlığı anlatıyor. Kimi hikâyede umutsuzluğu, kimi hikâyede ezilmişliği, kimi hikâyede de suskun bir başkaldırıyı hissediyorsun.
Sırça Köşk, sadece geçmişin değil bugünün de hikâyesi…
Zenginle fakirin, yönetenle yönetilenin, konuşanla susturulanın hikâyesi.
Ve belki de en çok, “hakikati söylemenin bedeli”ni anlatan bir kitap.
Bazı cümleleri öyle yer ediyor ki, kapağını kapattıktan sonra bile uzun süre yankısı kalıyor insanın içinde.
Çünkü Sabahattin Ali’nin kalemi acıtıyor ama aynı zamanda uyandırıyor.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,7bin okunma