Muriel Barbery’nin Kirpinin Zarafeti kitabı, aslında dışarıdan bakıldığında zengin insanların yaşadığı bir apartmanda dikkat çekmemek için entelektüel olduğunu gizlemek zorunda hisseden bir kapıcı ile apartman sakinleri arasındaki ilişkileri anlatan basit bir hikaye gibi görünse de, derine indiğinizde insanı hem felsefi hem de duygusal açıdan sarsan çok güçlü bir varoluş sorgulaması sunuyor. Kitapta ana karakter kendini olduğundan farklı gösterdiği için, dışı dikenlerle kaplı olmasına rağmen içinde hassas ve zarif bir yapıya sahip olan kirpiye benzetilse de bu durum aynı zamanda başka bir karakter olan Palome için de geçerli. Apartmana sonradan taşınan Ozu'nun nasıl apartmandaki tüm dengeleri değiştirdiğini okumak kitaba dinamizm katarken, ağır ve felsefi bir dile sahip olması da akıcılığı oldukça yavaşlatıyor. Kitabın finali bir noktada tüm kitap boyunca vurgulanan varoluşsal ögelerin özeti gibi olmuş. Çok severek ve zevkle okuduğum bir eser oldu. Yazarın diğer kitaplarını da okuma isteği uyandırdı bende.