Kişinin kendi deneyimlerinden pişmanlık duyması, kendi gelişimini durdurulması demektir. Kişinin kendi deneyimlerini inkar etmesi, kendi yaşamının dudaklarına bir yalan koymaktır. Bu, ruhun inkarından başka bir şey değildir.
Devlette çalışanlar, maaşını onların vergilerinden alan askerler, polisler, güvenlik görevlileri, halkının bir kesimine nasıl bu kadar düşman olabiliyordu? Aynı dili konuştukları, aynı sokaklarda büyümüş, belki bir meyhanede, bir okulda tanışsalar dost olabilecekleri insanları neden bu kadar zevkle paramparça etmek istiyorlardı? Ve devlet denen o devasa, soğuk yapı, neden bu işkence zevkine, bu ezme hırsına izin veriyordu? Bunları anlamak mümkün değildi, akıl almıyor, yürek kaldırmıyordu; o gerçeklik, bir kabus gibi üzerine çökyordu.