Cihangir Kılıç

Cihangir Kılıç
@Psiyolog
5 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·296 syf.··
2026 2. kitabı
Pişmanlıkların ağırlığını ve başka bir şey tercih etsem ne olurdu? sorusunun ihtiyacını etkileyici bir metaforla ele almış fakat bazı kurgusal mantık ve karakter gelişimi açısından daha iyi olabilirdi. Nora’nın içine girdiği paralel hayatlara dair hiçbir anıya sahip olmaması insana sürekli bir yabancılaşma hissi uyandırıyor oysa karakter bu hayatların geçmişine ve duygusal birikimine hakim olsaydı ve sadece gece yarısı kütüphanesine döndüğün de olayları kavrasaydı tercihlerinin ağırlığı çok daha derin bir felsefi zemine oturabilirdi. Ayrıca en gıcık olduğum insan tipi sunduğunuz tüm imkanlara rağmen sergilediği sürekli tatminsizlik ve her mükemmel senaryoda bir kusur bulma eğilimi (nedense acaba karakterin kadın seçilme sebebi bu mu diye sorguluyorum(Aşkım sen öyle değilsin 🩵)) , bir noktadan sonra hikayenin dönüştürücü gücünü zayıflatıp karakterle bağ kurmayı zorlaştırıyor. Kitap, yaşanmamış hayatların yasını tutmak yerine elindekine odaklanma mesajını verse de bu mesajı karakterin içsel bir olgunlaşmasından ziyade diğer hayatlarda duyduğu sürekli bir rahatsızlık üzerinden vermesi finaldeki o beklenen aydınlanma hissini biraz boş bırakıyor ve o aydınlama hissi herkesin tahmin edebileceği şekil de oluyor. Ha sen tahmin etmediysen çok masumsun :)
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202597,9bin okunma

Cihangir Kılıç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.··
2026 2. kitabı
Matt Haig
8.2/10 · 97,9bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 1. kitabı
Kitap kimliksizlik ve bürokratik sonu gelmez temaları üzerinden modern insanın çaresizliğini anlatsa da abartılan bir kitap. Kitap boyunca K.’nın bir türlü varamadığı o merkez, derin bir gizemden ziyade bitmek bilmeyen diyaloglar sonuçsuz yan karakter hikayeleri ve tekrara düşen bir durağanlık sarmalı sunup durur bu da eseri sarsıcı bir anlatıdan çok, sabır sınayan bir metne dönüştürür ha belki de yazarın amacı budur ama bunu başka yollarla da pekala yapabilirdi bunun için bu kitabın çok iyi olduğunu düşünmek yazardan dolayı olsa gerek. İlla ki bu kitaba çok büyük anlamlar yükleyen her boşluğa devasa anlamlar yüklemeyen kişiler kitabın itibarını şişirse de aslında elimizde olan şey bir sona ulaşamayan ve okuyucuyu da karakterle birlikte o kasvetli bataklıkta boğan bitmemiş bir taslak. Bu yüzden eserin hissettirdiği klostrofobiyi sanatsal bir zirve olarak görmeyenler için Şato, sadece sonu gelmeyen bir yürüyüşten ibarettir. Aşkıma ilk önerdiğim kitap bu olduğu için özür dilerim. 🩵
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
8/10
·192 syf.··
2025 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 18:35
Eserin psikolojik yönü özellikle Selim’in hapishane deneyimiyle belirginleşir. İşkence ve baskı, onun kimliğini ve benliğini sorgulamasına neden olur. “Ben kimim?” sorusu, insanın otoriter bir düzende yok sayılma duygusunu simgeler. Selim’in baskı altında ailesini ele vermesi ise onda derin bir vicdan azabı ve suçluluk yaratır. Bu durum, bireyin kendi iç çatışmasını ve vicdanıyla mücadelesini gözler önüne serer. Tüm bu karanlık koşullar içinde Selim ve Leyla’nın mektupları, umudu ve yaşam sevincini koruma çabasının sembolü haline gelir. Bekleyiş, roman boyunca bir teslimiyet değil, aksine yaşama tutunmanın ve direnmenin bir ifadesidir. Diğer yandan devletin halk üzerinde yarattığı korku iklimi, insanların sessizleşmesine yol açar. Toplumun büyük bir kısmının devletin kutsallığına inanması, baskıcı düzenin sürmesini kolaylaştırır. Bunun yanında, aydınların ve muhaliflerin susturulması, özgür düşüncenin nasıl bastırıldığını gösterir. Ancak tüm bu baskılara rağmen, roman dayanışmanın gücünü de öne çıkarır. Hapishanedeki mahkumların birbirine destek olması ve Selim ile Leyla’nın sevgilerinin onları ayakta tutması, insanların zorlu koşullarda ancak birlik ve sevgiyle var olabileceğini kanıtlar. Aslında 60 darbesinden yaşanan olay o zaman mı yoksa bu zaman mı yaşanıyor bilmez zor. Bu kitap bireyin kimliğini ve umudunu koruma mücadelesiyle, toplumun baskı ve korku içindeki durumunu bir araya getirir. Livaneli, bu romanında hem insan ruhunun direncini hem de dayanışma ve sevginin özgürlük kadar yaşamsal olduğunu güçlü bir biçimde vurgulamıştır.
Alıntı
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma