Yine bir Stefan Zweig klasiğiydi. Okurken sizi içine çekiyor karakterlerle güçlü bir bağ kurduruyor. O kişinin yaşamış olduğu kararsızlık, korku... Stefan Zweig bu duyguları okuyucuya kuvvetli bir şekilde yansıtabiliyor. Sanırım bu yüzden onun kitaplarından vazgeçemiyorum.
Kitaba gelecek olursak; Stefan Zweig savaş karşıtı görüşleriyle tanınırmış (ben de bu kitapla birlikte öğrendim) ve bu kitabında bu görüşlerini fazlasıyla ve de ustaca yansıtmış. Özellikle sonunda değer mi ideallerinizi gerçekleştirmek için bu kadar insana bunca eziyeti yapmaya dedirtiyor (o kısımda gözyaşlarıma hakim olamadım ).
Kitapta sadece askerlik ve savaş konuları anlatılmıyor. Bu konu üzerinden yazar irade, özgürlük, kendi hayatıyla ilgili kişinin seçim hakkı kavramlarını ortaya koyup bunları tartışıyor. Bu yönden belki felsefi bir kitap olarak da ele alınabilir. Özellikle paulanın sözleri çok anlamlıydı. Karşıdaki neden güçlüdür, senin kararların üzerinde söz sahibi nasıl ve neden olabilir? Bunların cevabını paulanın bakış açısından çok anlamlı ve net bir şekilde anlatmış.
Kitaptan bazı alıntılar yaptım ancak elimde olsa tüm kitabı alıntılardım. Her cümle çok anlamlıydı. Üzerinde uzun uzun konuşulacak çok diyalog vardı. Muhakkak okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.