Dostoyevski okumaya bu kadar geç kaldığım için kendime çok kızıyorum. Hele ki bir psikoloji öğrencisi olarak. Dostoyevski ‘nin bu denli tahlilleri, gözlemleri bir psikolog adayı için pahabiçilmez. İnsanları gözlemlemek bir psikoloji öğrencisi için çok önemlidir. Ama o gözlemleri yapmak yerine Dostoyevski okursanız bir şey kaybetmezsiniz hatta tam tersi kazanırsınız..
Dostoyevski’ye İnsancıklar’ıyla başlamak istedim onu en baştan tanımak için. Kitapta iki insan arasındaki mektuplaşmadan söz ediliyor. Ama bu mektuplaşma öyle sıradan bildiğimiz gibi değil. Gündelik sıkıntılar, dostluk, hastalık, açlık, sefalet, aşk hemen hemen her şey kitapta ele alınmış. Tabi bunlar tahmin edilebileceği üzere acıyla yazılmış. Mutlaka okunması gereken eserlerden. Daha fazla geç kalmadan kütüphanenizde Dostoyevski’ye mutlaka yer vermelisiniz.