Kesnlikle anladım. Sonsuz doğruların çıktığı bir nokta olma düşüm şu anda suya düştü. Boğuluyorum. Bu çemberi onaylayan, bu çembere baş eğen, bu çemberi ezbere bilen binlercesinden biriyim. O yüzden herkes kendisi konuştuktan sonra artık dinlemiyor. Bir çemberin dışına, yaşayamadıklarımıza sırtlarımızı dönmüşken, birbirimize darılıyoruz, birbirimizi anlamak istemiyoruz.
Omuzlarımda garip bir ağrı var. Kaplumbağaların yorgun yürüyüşleri beni andırıyor sanki. Ben farkına varmadan, sırtıma kondurulmuş bir kemik gibi hayat. Sürükledikçe ağırlaşıyor, ben büyüdükçe yük oluyor.