Pulkas

Pulkas
Hayata, varolmayışın kutsal sükûnetini bozan faydasız bir zaman dilimi olarak da bakabilirsiniz... Arthur Schopenhauer
104 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Pulkas

, bir kitap okudu
10/10
·304 syf.·
86 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 11:36
·
2026 2. kitabı
Erich Fromm
8.7/10 · 1.997 okunma
Reklam
Sözcükler, hakikati gizlemekte hiçbir zaman bugünkü kadar yanlış kullanılmadı. Yandaşlara ihanete barışçı politika dendi, askeri saldırganlık, saldırıya karşı savunma olarak kamufle edildi, küçük ülkelerin fethi dostluk anlaşması diye anılıyor, bütün bir halkın acımasızca ezilmesine, nasyonal sosyalizm deniliyor. Demokrasi, özgürlük ve bireycilik sözcükleri de bu şekilde kötüye kullanıldılar. Demokrasi ile Faşizm arasındaki ayrımın gerçek anlamını tanımlamanın tek bir yolu var. Demokrasi, bireyin eksiksiz gelişmesi için gerekli ekonomik, siyasal ve kültürel koşulları yaratır. Faşizmse, hangi ad altında olursa olsun, bireyi, kendisinin dışındaki amaçlara boyun eğmek durumunda bırakır ve gerçek bireyselliğin gelişmesini köstekler.
Sayfa 279·Kitabı okudu
Alıntı
Tarih yapraklarının neden bu kadar acımasızlık ve yıkıcılıkla dolu olduğuna şaşırmak için neden yoktur. Şaşılacak -ve aynı zamanda da cesaret verici- bir şey varsa, o da bence insan ırkının, insanoğlunun başına gelen bunca şeye karşın tarih boyunca gördüğümüz ve bugün sayısız bireyde bulunan onurluluk, yüreklilik, dürüstlük ve sevecenlik niteliklerini nasıl koruduğu - ve de hatta geliştirdiğidir.
Sayfa 275·Kitabı okudu
Alıntı
Bir doygunluk ve iyimserlik maskesinin ardındaki çağdaş insan son derece mutsuzdur, hatta umarsızlığın eşiğine gelmiş bulunmaktadır. Çaresizlik içinde bireysellik kavramına tutunur; "farklı" olmak İster, tercihlerinde en büyük rolü, bir şeyin "farklı" oluşu oynar.
Sayfa 260·Kitabı okudu
Alıntı
İsteklerini kendisi belirleyen bireyler olduğumuz yanılsaması içinde yaşayan robotlar haline geldik. Bu yanılsama, bireye, güven içinde bulunmadığını fark etmemesinde yardımcı olmaktadır, ama bir yanılsamanın yapabileceği katkı topu topu bu kadardır. Temel olarak bireyin benliği zayıflar, böylece kendisini güçsüz ve güvenden yoksun hisseder. Herkesin ve her şeyin araç haline getirildiği, kendisinin de içinde, kendi elleriyle ürettiği makinenin bir parçası haline geldiği, kendisiyle arasında hiçbir gerçek bağlılık bulunmayan bir dünyada yaşamaktadır. Düşünmesi, duyması ve istemesi gerektiğini sandığı şeyleri düşünür, duyar ve ister...
Sayfa 259·Kitabı okudu
Alıntı