Pulkas

Pulkas
Hayata, varolmayışın kutsal sükûnetini bozan faydasız bir zaman dilimi olarak da bakabilirsiniz... Arthur Schopenhauer
104 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sado-Mazoşizm, yalnızca halk arasında değil, diğer kullanım alanlarında da sevgiyle karıştırılır. Özellikle mazoşist görüngeye sevginin anlatımı olarak bakılır. Bir başka kişi uğruna kendini tümüyle yadsıma ve kendi hak ve taleplerini bir başka kişiye teslim etme tutumları, "büyük aşk" ın örnekleri olarak gösterilir. Aşkın, sevilen kişi uğuruna kendini feda etmek ve özveride bulunmaktan daha iyi bir kanıtı yoktur sanki. Aslında, bu durumlarda "sevgi", temelde mazoşist bir özlemdir ve söz konusu kişinin ortak yaşama gereksiniminden kaynaklanmaktadır. Sevgi derken belli bir kişinin özüne yönelik tutkulu onaylamayı, etkin bağlılığı söz konusu ediyorsak, bununla kişilerin bağımsızlığı ve bütünselliği bozulmaksızın iki kişinin birleşmesini anlatıyorsak, mazoşizmle aşk ya da sevgi, birbirinin karşıtıdır. Sevgi, eşitlik ve özgürlük temeline dayanır. Eğer taraflardan birinin boyun eğmesi ve bütünselliğini yitirmesi temeline dayanıyorsa, ilişki nasıl ussallaştırılırsa ussallaştırılsın, hangi kılıf altında gösterilirse gösterilsin, mazoşist bir bağımlılıktır. Sadizm de çoğu kez sevgi görünümünde ortaya çıkar. Kişi, bir başka kişiyi onun kendi iyiliği için yönettiğini öne sürebiliyorsa, bu yönetme çoğu kez sevginin anlatımı olarak gözükür ama temel etmen egemenlikten alınan hazdır.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sadist dürtülerin özü nedir? Burada da, başkalarına acı vermek dürtünün özünü oluşturmamaktadır. Gözlemleyebildiğimiz çeşitli sadizm biçimlerinin hepsi de tek bir temel dürtüden kaynaklanır. Bu, bir başka kişi üzerinde eksiksiz bir egemenlik kurmak, onu kendi iradesinin çaresiz bir nesnesi haline getirmek, mutlak yöneticisi olmak, tanrısı haline gelmek ve istediği şekilde kullanmak dürtüsüdür. Onu aşağılamak, esir almak, bu amaca ulaştıran yolları oluşturur, en köklü amaçsa ona acı çektirmektir, çünkü başka insana acı vermekten, onu kendisini koruma yetisinden yoksun bir halde acıya katlanmak zorunda bırakmaktan daha büyük bir güç yoktur. Bir başka kişi (ya da diğer canlı nesneler) üzerinde tam egemenlik kurmaktan zevk almak, sadist dürtünün özünün ta kendisidir.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Alıntı
Ancak coşkusal ve zihinsel rahatsızlıkların incelenmesi sayesinde şunu öğrenmiş bulunuyoruz, insan davranışlarını, kaygılar ya da diğer bazı dayanılmaz ruhsal durumların neden olduğu istekler yönlendirebilir. Bu istekler, söz konusu coşkusal ruh halini aşma eğilimi gösterirler ama ancak onun en göze görünür dışavurumlarını örtebilirler, hatta bazen bunu bile başaramazlar. Nevrozlu dışavurumlar, bir panik halindeki usdışı davranışlara benzerler. Nitekim, evi yanan bir adam, odasının penceresinde dikilir ve onu hiç kimsenin duyamayacağını, birkaç dakika sonra alevler içinde kalacak olan merdivenden kaçma olasılığının bulunduğunu tümüyle unutarak imdat ister. Kurtarılmak istediği için bağırmaktadır ve o anda bu davranış, kurtarılmaya giden yolda atılan bir adım gibi görünür, oysa kesin bir felaketle sonuçlanacaktır.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Alıntı
Mazoşist istekler de sadist istekler de, bireyin o dayanılmaz yalnızlık ve güçsüzlük duygularından kaçmalarına yardım etme eğilimindedirler. Mazoşist kişiler üzerinde yapılan ruhçözümsel ve diğer deneysel gözlemler bu kişilerin yalnızlık ve önemsizlik korkusuyla dopdolu olduğunu gösteren pek çok kanıt sunmaktadır. Bu duygu çoğu kez bilinçli değildir, genellikle ödünleyici özellik gösteren önemlilik ve kusursuzluk duygularıyla örtülüdürler. Ancak, böyle bir insanın bilinçaltı işleyişine yeterince derinlemesine dalındığında, bu duygu kesinlikle karşımıza çıkar. Birey kendisini olumsuz anlamda "özgür" hisseder, yani yabancılaşmış, düşmansı bir dünya karşısında kendi beniyle yapayalnızdır. Korkmuş birey, kendisini bağlayacak bir kimse ya da bir şey arar, artık kendi bireysel beni olmaya dayanamaz ve panik içinde ondan kurtulmaya, bu yükü, yani benliğini yok ederek yeniden güven duymaya çabalar. Mazoşizm, bu amaca giden yollardan biridir. Çeşitli şekillerde görülen mazoşist isteklerin tek bir amacı vardır, bireysel benden kurtulmak, kendini kaybetmek, başka deyişle, özgürlük yükünden kurtulmak. Bu amaç, bireyin ezici ölçüde güçlü olduğunu sandığı bir kişi ya da güce boyun eğme arayışı içinde bulunduğu mazoşist isteklerde çok açık görülür.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Alıntı