Kendilerine ait durumları, sebep ve özürleri olan pek çok farklı kişi, gene kendilerine göre adalet ve mutluluk arayışı içindedir. Sonuçta kimsenin elinden bir şey gelmez. Şüphesiz. Yani demek istediğim, herkes için adaletin yerini bulması ya da herkesin mutluluğa ulaşması imkansızdır, sonunda kaos galip gelir.
Herkes kendi çapında mutlu görünüyordu. Gerçekten mutlu muydular, yoksa sadece bu izlenimi mi veriyorlardı bilemiyordum. Ama bir şey varsa, eylül sonunun bu güzel ikindisinde herkes mutlu gözüküyordu. İçimi tanıdık olmayan bir yalnızlık duygusu kapladı, çünkü bu görüntünün dışındaki tek kişi benmişim gibi hissediyordum.