Ürperen bedeninde huzursuzluk yılanının dili dolaşıyor ve o kendini tekrar dans edenlerin arasına atıyordu, dans serinleten, rahatlatan, insanı taşıyan bir su gibiydi.
Her telefon çalışında, her kapı sesinde irkiliyor, kendini bir insan görme beklentisiyle ve özgürlük özlemiyle perdelerin arasından sokağı gözetlerken yakalıyordu.