G.A.T

Puan vermedi·320 syf.··
2021 44. kitabı
"...Her uzvum tamamdı fakat ben eksiktim. Kimsenin omzuna dokunmamıştı elim. Omuz vermeden, gözyaşı silmeden, kalp ısıtmadan, el uzatmadan, dünyaya da içindekilere de zerrece dokunmadan, çoktan sönmüş bir ruh gibi yaşayıp gitmiştim... Hiçbir çığlığa yankı vermemiş, ne vakit bir yaraya denk gelsem, kabuk sandığım sessizliğin ardına gizlemişim. Sessizlik, susanların yükselttiği derin bir uçurumdu. Kıyısına geldiğimde, gücümü toplayıp da buradayım diye bile seslenememiştim. Bu yüzden suçlu, bu yüzden yenik, bu yüzden zayiydim. İlk günahımın kıymeti yoktu. Ben, en sık işlediğim günahla, suskunluğumla mimlenmiş, kolumdaki uyuşuklukla mühürlenmiştim..." Yaşı henüz 29 olan Adalet ölümcül bir hastalığa yakalanır. Düşünmeye başlar işlediği ilk günahları, kırdığı kalpleri, söylediği yalanları, çevirdiği dolapları... Ve Mahsun gelir aklına. Kapıcı Rüstem amcanın oğlu. Her zaman elindeki tek gözlü oyuncak ayıyla apartmanın merdivenlerine oturup etrafına donuk donuk bakan, söylenenleri anlamakta zorluk çeken, mahallenin çocuklarının oyunlarına almadıkları Mahsun. Ve Mahsun'un direnmesine rağmen, ayısı Muhlise'yi bir gün zorla alır Adalet. Bir daha da geri vermez. Evet, ilk gerçek suçu 4 yaşındayken oyuncak ayıya el koymaktır. Yıllar sonra, Mahsun'a bir özür borcu vardır Adalet'in. Macera da böylece başlar. Mahsun'u aramaya koyulur Adalet. O il bu il derken, hayli meşakkatli yolculuklardan geçer. Tek sırdaşı, yolculuğuna eşlik eden Hülya'dır. Adalet'in bir de gazetelerden kestiği haberleri yapıştırdığı defteri vardır. Hatta birçok ili de o gazete kupürlerinden bilir. Sadi Seber adında bir genç, adeta "Hızır" gibi dahil olur yolculuk macerasına. Birlikte yerler, birlikte içerler, birlikte iz sürerler Mahsun'a ulaşmak için. Adalet, kendini yıllarca yalnızlığın içine hapsetmiş,
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 16:53
"Dünya hali böyledir, insan koyun koyuna yattığıyla bile aynı rüyayı görmez. Herkes kendi hesabına uyanır, herkes kendi kabusuna uyur." Mahir Ünsal Eriş okumayı çok sevdiğim, fakat aynı zamanda okumaya kıyamadığım bir yazar. Henüz iki öykü kitabını okudum; 'Olduğu Kadar Güzeldik' ve 'Sarıyaz'. Diğer kitapları ise okunmak üzere itinayla bekliyorlar. Yazarın yazım dili o kadar yumuşak ve akıcı ki ne yazsa okunur cinsten. Ama beni en çok mutlu eden kısmı ise öykülerinin benim memleketimde yani Bandırma'da geçiyor oluşu... Özellikle ortaokul ve lise yıllarında okuduğum kitaplarda kendimi bir şekilde karakter yerine koyabilmişsem eğer, kitapta geçen mekanlar da birden Bandırma, Edincik, Erdek olmaya başlardı. Mahir Ünsal Eriş'in kitaplarında karakterler benim bildiğim mekanlarda geziniyor, eski okulumda okuyor, Tekel binası önünde buluşuyor, dalgakıranda yürüyor. Sokaklarda satılan midye dolmacılar, sokak lahmacunları.. Her şeyin böylesine tanıdık olması gerçekten de büyük keyif. Sarıyaz'a gelince... Kitap 8 öyküden oluşuyor ve her bir öykünün bir şekilde birbiriyle bağlantısı bulunuyor. Her bir öyküde küçük bir ilçede yaşayan sıradan insanların yaşamından izler var, her biri birbirine benzer ve bir o kadar da farklı aslında. Anlatımı akıcı, bir solukta okunacak fakat insanın içinde tatlı acı bir tat bırakacak bir kitaptı. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
1000Kitap
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20195,6bin okunma