Batı dünyasının bu bağımsızlık kavramı ne kadar uca gitmişti. Bağımlı olmaktan ne kadar korkar olmuştuk. Oysa biyolojik olarak bağlandığımız kişiyle fizyolojik bir birim oluşturuyorduk. Eşimiz bazen kan basıncımızı, kalp atışımızı, nefes alıp vermemizi, hormonlarımızı regüle ediyordu. Bağımlı olmak bir gerçekti. Bir seçim değil.
Mutluluğun senin içinden gelmeli. Sevgiline, ilişkine bağlı olmamalı. Herkes kendi başının çaresine bakmayı bilmeli. Senin iyi olman, ilişki yaşadığın kişinin sorumluluğu değil. Onunki de senin değil. Eğer eşin, sevgilin yaptığı şeyle senin iç huzurunu etkiliyorsa duygusal olarak kendini uzaklaştır olaydan. Yapamazsan sende bir sorun var. Daha iyi sınır koymayı öğren kendinle onun arasında.
Hayat şimdi-burada yaşanır. Şimdi-burada nefes alamazsanız ya da kalbiniz durursa hayat biter, konuşulacak ne geçmiş kalır ne de gelecek. Şimdi-burada yaşayarak oluşan deneyimlerimizle bir geçmiş oluşturur, şimdi-burada umut ve beklentilerimizle bir gelecek inşa ederiz. Evet, hayat ancak şimdi-burada yaşanır.