Emine

Emine
@Pwings
Stay busy, Keep soaring higher. Hayallerinizi kovalamaktan korkmayın, çocuklar!
Bir kimse demircilik için ne kadar yetenekli olursa olsun, önce çıraklık yapmadan demirci olduğunu hiç duymadım.
Reklam
Puan vermedi·140 syf.··
2025 8. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 23:45
Bu kitap, Hz. Muhammed’in (sav) çocuklara karşı sergilediği sevgi, merhamet ve anlayışı sade bir dille anlatır. Kitapta Peygamberimizin çocuklarla şakalaşması, onları ciddiye alması ve hata yaptıklarında kırmadan uyarması örneklerle sunulur. Bu yönüyle eser, çocuklara değer vermenin İslam’daki yerini açıkça gösterir. Anlatımı akıcı ve öğretici olan bu kitabı okurken ben gerçekten hayran kaldım; çünkü Peygamberimizin çocuklara yaklaşımı insanın kalbine dokunuyor. Ve bu davranışlar, hepimiz için alınması gereken değerli bir ders niteliğindedir.
Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı?Nuriye Çeleğen · Nesil Yayınları · 2006290 okunma

Emine

, bir kitap okudu
Puan vermedi·140 syf.··
58 günde okudu
·
2025 8. kitabı
GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARINA çok imkânlar verdik. Onları her zamankinden çok şeylerle doyurduk. Fakat hiçbir zaman olmadığı kadar da onlarla problem yaşadık. Onlardan şikâyetçi olduk. Acaba neden? Nerede bir atlama yaptık? Nerede bir gözden kaçma oldu? Bu çocukları biz eğitmiştik. Acaba neydi eksik bırakılan? Onları her şeyden çok sevdiğimizi sanmıştık. Doğruydu… Fakat bir şeyi unutmuştuk sanırım. Gerçek sevgiyi… Onu gerçek seveni… Sevgi açlığını vermiştik bilmeden onlara. Önlerine serdiğimiz somutlar, soyutlar ile aralarına girmişti. Onları, belki de Peygamberin sevgisiyle sevemedik. “Vallahi seviyorum” diyemedik. Sevgi sıralaması yaptık onlara. “Annen seviyor. Baban seviyor. Deden seviyor.” “Vallahi seni yaratan, seni en çok seviyor”u başa alamadık. “Vallahi Peygamberin seviyor” diyemedik. Kul bazında en çok seveni, tanımadık… Tanıtamadık… Çocuklarımıza o sevgiyle baş başa bırakamadık. Onun ellerinden tutturamadık.
Onun dünyasında suçlu çocuk yoktu. Oysa bizler hep çocukları suçlar, anne ve babaları hep haklı konuma oturturuz. Bizim bakış tarzımızda anneyi üzmeyen çocuk vardır. Çocuğu üzen anneyi düşünmeyiz. Çocuk üzmeyi kimden öğrenir ki? Sen onu üzünce, o da elbet seni üzecektir. Sen onu üzmeyince, o da seni üzmeyecektir.