Yeni hedef bu kez dünya-dışı bir değer kaynağıdır, bu Ben ya da Tanrı olabilir. Bu anlayışın sonucu, etiğin ancak transandantal olabileceğidir, yani ampirik olamayacağıdır.
Dünyanın içinde , hiçbir değer yoktur –eğer bir değer olsaydı, hiçbir değeri olmazdı. Gerçekten değer taşıyan bir değer varsa, o her olayın ve her öyle-olmanın dışında olsa gerektir. Çünkü her olay ve her öyle-olma rastlantısaldır. Onu rastlantısal-olmayan kılan şey, dünyanın içinde bulunmamalıdır, zira aksi takdirde, bu yeniden rastlantısal olurdu.
Dil aşılamazsa da, aynı zamanda benim dilimdir. Bu anlamda da, onu aşabilirim; ama bu imkânsızlığa toslayarak; kendimi sınır olarak ve dünyanın bir parçası olmayan bir özne olarak keşfederim.