Lânet ancak, kâfir olarak öldüğü bilinenlere veya vasıflarıyla bilinen gruplara edilebilir, şahıslara değil Fakat bunlara lânet etmek yerine Allah'ın [celle celâluhü zikriyle meşgul olmak daha iyidir. Bunu da yapamıyorsa susmakta selâmet vardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Soru: 'Hz. Hüseyin'i [radıyallahu anh] şehid edene ya da emri verene Allah [celle celâluhû] lânet etsin' denir mi?
a çirkindir. Mesi
tiyallahu anhal har
ine olasıca tale
dedi. Ben haye
Cevap: En doğrusu şöyle demektir: "Hz. Hüseyin'in [radıyallahu anh] katili tövbe etmeden öldüyse Allah [celle celâluhû] ona lânet etsin." Çünkü tövbe ettikten sonra öl-me ihtimali de vardır. Şüphesiz Allah Resûlü'nün [sallalla-hu aleyhi vesellem] amcası olan Hz. Hamza'nın [radıyallahu anh] katili Vahşî b. Harb, Hz. Hamza'yı şehid ettiğinde müs-lüman olmamıştı. Ancak daha sonra hem müslüman ol-duğu hem de bu yaptığından tövbe ettiği için ona lânet etmek câiz değildir.
t diliyorsun/a söyledi; yurdu ki n (hayattey
inde şöyle
Hz. Hüseyin'i [radıyallahu anh] katledenin meselesine gelince: Öldürmek fiili, büyük günahlardandır. Ancak küfür mertebesine varmaz. Lânet okurken "övbe etme mişse" kaydını koymadan, "Hz. Hüseyin'in [radıyallahu anh] katiline lânet olsun" demek tehlikelidir. Lânet etmemek-te ise hiçbir tehlike yoktur. Bu daha uygundur
Ölülere lânet okumak daha da çirkindir. Mesrûk [ra-dıyallahu anh] der ki: "Hz. Âişe'nin [radıyallahu anhâ] huzuruna gitmiştim. Bana,
"Allah'ın [celle celâluhû] lâneti üzerine olasıca falanca ne yapıyor?" diye sordu. Ben de,
"Vefat etti" dedim. Bunun üzerine,
"Allah [celle celâluhû] rahmet etsin" dedi. Ben hayret ederek,
"(Biraz önce lânet ettin, şimdi rahmet diliyorsun) Bu nasıl oluyor?" demem üzerine bana şunu söyledi,
"Allah Resûlü [sallallahu aleyhi vesellem] buyurdu ki
Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar önceden (hayattay-ken) gönderdiklerine kavuşmuşlardır."
Resûlullah [sallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurur:
"Hiç kimse, kimseyi küfür ya da günahla suçlama-sın. Eğer suçladığı kimse dediği gibi değilse, söyledikleri kendisine döner."
Yine şöyle buyurmuştur:
"Bir kimse birinin kâfir olduğunu söylerse, o (sÖz) ikisinden birine döner. Eğer söylediği kimse hakikaten kâfirse, dediği gibidir. Şayet kâfir değilse, onu kâfirlikle suçladığı için o kâfir olur."