M.

Dünya düz olsaydı kaçtığımız şeyler tekrar tekrar önümüze çıkmazdı..
Çoğu ülkeler Yahudilere taşınmaz mal edinme hakkı tanımiyordu. Orta Çağ zanaatkârlarıyla tüccarlarının meslek kuruluşlarına, lonca-lara girmelerine de izin yoktu. Bu papalık emirnamesi Hristiyanlara para ticaretini yasakladığından, Yahudiler aşağılatıcı tefecilik mesleği ne yöneltildiler. Kilise öte yandan Hristiyanların Yahudiler hesabına çalışmalarını, hatta onlarla bir arada yaşamalarını yasaklıyordu. Bu ırkçılık 1215 yılında doruğuna vardı ve dördüncü Latran konsili be-lirli bir işaret taşıma zorunluluğu koyarak Yahudileri ayrı bir tür sayma kararını verdi. İngiltere'de bu belirti, Musa'nın Tanri'dan on emri aldığı tabletleri gösteren bir çeşit rozetti. Fransa ve Almanya'da da bu, Nazi Almanyasının gaz odasına gidecekleri belirtmek için seçtiği sarı yıldızın habercisi, sarı renkte bir O harfiydi.
Sayfa 48
Araştırma-İnceleme
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İbrânîler
Anayurtları Mezopotamya'dan gelir gelmez, İbraniler buradan kovulmuş ve bin yıllık bir sürgüne, köleliğe ve çarpışmalara mahkûm edilmişlerdi. Sonunda, Musa'nın yönetiminde geri dönüp Yahuda (Ju-dèe) tepelerinde ilk devletlerini kurmuşlardı. Ama Kral Davud ve Sü-leyman yönetiminde ulaştıkları doruk yüzyıl bile sürmedi. Afrika, Asya ve Avrupa'dan gelen ana yolların kavşağı da, herkeste devamlı bir istek uyandıran topraklara yerleştiklerinden, bin yıl daha komşu devletlerin saldırılarına karşı koyacaklardı. Asur, Babil, Mısır, Yunan ve Roma si-rayla onları yok etmek için yüklenecekler, onları iki kere sürgüne ite-rek Moriya Dağı'nda, ilk ve evrensel tek Tanrı adına dikilen tapınağı yıkacaklardı. Ama bu çifte dağılma ve ardından gelen felaketler dizisi ataların topraklarına maddi ve manevi bir bağlılığın doğuşuna ve sürüp gitmesine yol açacaktı. Yeryüzündeki devletler de o gece bunun haklı-lığını kabul etmişlerdi.
Sayfa 47
Araştırma-İnceleme
Eski Şehir'in öbür ucunda, geniş bir alanın ortasında, Kudüs'ün başka bir inanç için taşıdığı önemin tanığı Kubbetu's-Sahra yükselir, Tek ve Merhametli Allah'ı yücelten zarif yazıları şereflendirmek için yeşille altın sarısının birbirine karıştığı kubbesinin mozaikleri altında, kara bir kaya yığını görünür. Eski Çağların en yüce yerlerinden biri olan burası Moriya Dağı'nın tepesidir. İslâm geleneği, üzerindeki hafif bir izin Hz. Muhammed'in burağıyla gökyüzüne doğru yola çıktığı ge ce onu yerde tutan Cebrail'in elinin izi olduğunu kabul eder.
Sayfa 30
Araştırma-İnceleme
Tek Tanri'ya inanan üç büyük din -Hristiyanlık, Müslümanlık ve Yahudilik-tarafindan kutsal sayılan Kudüs' ün taşları bu üç dinin kutsal izlerini ve din adına işlenmiş cinayetlerin anısını taşımaktaydı. Davud ve Firavun, Sennaşerib ve Nabukadnezar, Herod ve Ptoleme, Titus ve Godefroy de Bouillon komutasındaki haçlılar, Timurlenk ve Sela-haddin Eyyubi'nin askerleri, Türkler ve Allenby yönetimindeki İniliz askerleri, hepsi burada savaşmış, yağmalamış ve öldürmüşlerdi. Hepsi Kudüs için can vermişlerdi.
Sayfa 28
Araştırma-İnceleme
Kudüs..
Eski Yahudi tapınağının mihrabında kurban edilen hayvanlarla, İsa'nın çarmihta can verişiyle ya da durmadan yenilenen, insanla r duvarları dibinde ölüşüyle Kudüs, yeryüzünde hiçbir başka şehrin yaşa madığı gibi, dökülen kanın laneti içinde yaşamıştı. Oysa, Yeruşalayim eski İbranicede "barış şehri" anlamına gelir; orada ilk oturanlar, dallan evrensel barışın simgesi haline gelecek Zeytindağı'nın yamaçlarına yer leşmişlerdi. Birbirini izleyen sonu gelmez bir peygamberler dizisi bura da Tanr'nın insanlara sunduğu barışı ilan etmiş, şehri kendine başkent seçen Yahudi Kralı Davud burayı şu sözlerle yüceltmişti: "Kudüs ün barış içinde yaşamasına dua edin."
Sayfa 28
Araştırma-İnceleme