SİYAH KALEM – “ONUN SESİ”
Kapıyı açtım.
Anahtar kilitte dönerken elim titredi…
Sanki içeride biri “anne” diye seslenecekmiş gibi.
Ama sessizlik vardı.
Öyle bir sessizlik ki… duvarlar bile konuşmayı unutmuş.
Ayakkabılar hâlâ kapının önünde duruyordu.
Küçük, çamurlu, yarım bağlanmış…
Sabah aceleyle çıkmıştı çünkü.
“Anne geç kalıyorum” demişti.
Ben de “üstünü ört akşam serin olur” demiştim.
Akşam oldu.
Ama o gelmedi.
…
O gün toprağa verdik.
Benim kalbimi de onunla birlikte gömdüler aslında.
Eve geldim.
İlk yaptığım şey ne oldu biliyor musun?
Odasına gittim.
Yatağını düzelttim.
Yorganını kaldırdım…
Ve yine üstünü örttüm.
Yoktu.
Ama bir anne alışkanlığını bırakamaz.
Her gece yaptığını yine yapar.
Çünkü akıl başka söyler… kalp başka.
Ben her gece çocuklarımın üstünü örterim.
O gece de örttüm.
Ama o gece… bir yatağın üstü boştu.
İnsan o boşlukta kayboluyor.
Siyah kalem... Siyah Kalem,unutulan değerleri, görmezden gelinen insanları,ve en çok da “anlaşılmayan” duyguları anlatıyor.
Her satırında kendinden bir parça bulacaksın…Belki geçmişin, belki bugünün, belki de sakladığın bir duygun çıkacak karşına.
Siyah Kalem – “İçimdeki Soru”
Bir acı gördüm…
Benim değildi…
Ama içime düştü.
Bir annenin çığlığı…
Bir babanın sessizliği…
Gözümün önünden gitmedi.
Ve ben…
Kendime döndüm.
“Nasıl bir anneyim?” dedim.
“Yetiştirebiliyor muyum?”
“Yetebiliyor muyum evladıma?”
İki evladım var…
Ama içimde bin tane soru.
Çünkü anladım ki…
Evlat büyütmek
Sadece karnını doyurmak değil.
Bir kalp yetiştirmek…
Bir vicdan büyütmek.
Ve en çok da
Görmek…
Bir şeyler eksik mi?
Bir şeyler kırılıyor mu içlerinde?
Çünkü bir gün…
Bir annenin acısı
Herkesin acısı olabilir.
Ben çok üzüldüm…
İçim kaldırmadı.
Dedim ki içimden:
“Allah’ım…