"Davul,zurna,ey gaziler,sokaklarda kalabalık...Hem oynayan,hem bağıran,hem de yürüyen coşkun veve genç askerler...Kendilerini nasıl bir akıbetin beklediğini bilmeyen ve 'ya gazi,ya şehit!' diye bağırdıkları halde ölümü akıllarına bile getirmeyen zavallılar... Hayatın yekasanlığı içinde birden bire beliriveren bu korkunç değişikliği gülerek kabul eden,ona koşan ve ne için,kimin için ölmeye gideceklerini,nerede ve nasıl öldürüleceklerini sormayı asla akıllarına getirmeyen kahramanlar..."