Kitabın gerçek hayatta bir kadının başından geçen olayları anlattığını öğrendiğimde okumak istedim. Ama okumaz olaydım…
Kitabın her sayfası bir tokat niteliğindeydi. Kitap 1984 yılında yayımlanmış olmasına rağmen, kitapta Firdevs’in yaşadıklarının hala yaşanıyor olması insanlık adına utanç verici bir durum.
Kitapta toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ataerkil bir toplumun kadınlar üzerindeki etkileri anlatılıyordu. Firdevs’in yaşadıkları asla kolay şeyler değildi ve okurken hepsinin sızısını içimde hissettim.
Defalarca şiddet görmesi, defalarca tecavüze uğraması ve aşağılanması yaptığı mesleği seçmesine neden olmuştu. (Yaptığı mesleği savunmuyorum ama hırsızın hiç mi suçu yok?)
Kitap oldukça akıcıydı ve elime almamla bitirmem aynı oldu ama bana bıraktığı hissiyat asla bu kadar basit olmadı. Baktığınızda 110 sayfalık bir kitaptı ancak bana etkisi bin sayfalık bir kitaptan daha fazlaydı.
Eğer ki rahatınız kaçsın istiyorsanız bu kitabı okumanızı öneririm…