Kendimizi gizleyerek yaşıyoruz ama kitaplardaki karakterler yaşamak için kendilerini açığa vurmak zorundalar. Bu yüzden onların açığa vurduklarında bizim sakladıklarımızı görüyorum.
Bir kitabı okumadan önceki halin ile okuduktan sonraki halim arasında küçücük bir fark bile varsa hatta o kitabı sonradan hatırlamasam bile bunun yeterli olduğunu düşünerek kendimi teselli ettim.
Aynı sürekli dönen atlıkarınca gibi. En önde kimse yokken, herkesin önündekini kovalaması ne kadar da komik değil mi? Yani mutluluğun daha iyi, daha kötü veya kusursuz bir şekli yoktur.