Martin yine Ruth'un elleri arasındaki hamur oluvermişti. Ruth onu idealindeki erkek imgesine benzetmeye ne kadar istekliyse, Martin de onun tarafından şekillendirilmeye o kadar büyük bir istek duyuyordu.
Ruth, onu arzuladığının farkında değildi ama, Martin için durum farklıydı. Ruth'a aşık olduğunu biliyordu ve ömrün de hiçbir şeyi bu kadar çok arzulamamıştı.
Martin hala onu aramaya cesaret edemiyordu. Defalarca cesaret toplamaya çalıştıysa da, içindeki kuşkular yüzünden, arama isteği söndü. Ne zaman aramasının uygun düşeceğini bilmiyordu, akıl danışacak kimsesi de yoktu ve geriye dönüşü olmayan bir hata yapmaktan korkuyordu.