Anıl Öner

Anıl Öner
@Quintesa
- Ya sen? diye sordu Martin. - Çok ani oldu. Ruth çok yavaş konuşuyordu. Gözlerinde bir sıcaklık, he­yecan ve yumuşaklık vardı; yanaklarındaki kızarıklık geç­memişti. - Sen kollarınla beni sarıncaya kadar farkında değildim, dedi, seninle evlenmeyi şu ana kadar hiç düşünmemiştim, Martin. Sana aşık olmamı nasıl sağladın? Martin gülerek: - Bilmiyorum, dedi, seni sevmekten başka bir şey yapma­dım. Bırak senin gibi yaşayan, nefes alan bir kadını, bir taşın bile kalbini eritecek kadar güçlüydü aşkım. - Aşk, düşündüğümden çok farklı bir şeymiş, dedi Ruth. - Nasıl olacağını sanıyordun? - Böyle olacağını sanmıyordum.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İlk anda, daha seni gördüğüm ilk anda. Aşkından çılgına dönmüştüm ve geçen bunca zaman içinde, çılgınlığım hep arttı. Artık çılgından da öteyim, canım. Adeta bir deliyim, başım mutluluktan öyle dönüyor ki.
Sanki değersizleşmiş ya da ya­pısı bozulmuş gibiydi ve kendinden iğreniyordu. Tanrısal olan ne varsa çıkıp gitmişti içinden. İçindeki tutku körel­miş, bu tutkunun varlığını hissedecek canlılığı kalmamıştı. Bir ölüydü artık. Ruhu ölmüştü.
Aşkın akılla hiç ilgisi yoktu. Sevdiği kadının doğru ya da yanlış şekilde akıl yürütmesi önem taşımıyordu. Aşk, aklın üzerindeydi.
Ruth'u ne kadar çok, nasıl dehşetli ve umutsuzca sevi­yordu.