Mutluluğu büyük ve tek bir şey zannedenler ondan asla pay alamaz. Onun bir cam hibi kırılması ve parçalara ayrılması gerekir. Parçalar hayata saçılır ve insan en uzağa fırlayan, saklı kalan küçük parçaları teker teker bulup avucunda biriktirir. Yaşam budur parçaları toplamak. Mutluluğun hasadı böyle yapılır. Yerde parça kalmayınca mutluluğun tükendiğini düşünüp üzülürsün. Oysa onun sana görünmeden ayağına batmasından korkarsın. Belki batar, battığı yerden çıkarırsın. Bir gün unutursun. Bir zamanlar orada bir bardağın kırıldığını, yani ne kadar mutlu zamanlarının olduğunu. Mutluluğu unutmak, böyle bakınca tasasız bir yaşam demek.
Bu ataerkil enlemlerde derler ki çocuklar ağlıyorsa korkacak bir şey yoktur ama yetişkinler ağlıyorsa o zaman vardır ya aynı anda hem çocuk hem yetişkinsen ve babanın ölmekte olduğunu daha yeni öğrenmişsen…