ASLINDA HİÇBİR ŞEY BİTMEZ.
Yalnızca değişir.
Değişim sonsuzdur. Değişimin kendisi olarak, siz de sonsuz olabilirsiniz. İşte buradasınız. Gelip geçen bu ânın içinde. Burada olduğunuza göre, aynı zamanda sonsuzluktasınız.
Ateş küle, kül toprağa dönüşür. Kimi zaman aynı haykırışın içinde, hüzün sevince dönüşür. Kuşlar tüylerini döker, sonra da kış için yeni tüyler çıkarır.
Aşk acıya dönüşür. Acı anıya dönuşür. Yaralar izlere dönüşür.
Yapmak olmaya dönüşür. Acı güce dönüşür. Gündüz geceye dönüşür.
Yağmur buhara dönüştükten sonra yeniden yağmur olur. Umut umutsuzluğa dönüştükten sonra yeniden umut olur.
Olgunlaşan armut ağaçtan düşer, biz tadına bakarken de bir dönüşüm geçirir.
Tırtıllar tel tel ördükleri kozaların içinde kaybolur, her yer kararır ve ardından...
Her zaman için daha fazlası olabilme ihtimalimiz var. Yaşadığımız herhangi bir krizden ya da kaygıdan daha büyük olabilme. Zihnimize bir şeyler ekleyerek değil, zaten başından beri orada olduklarını fark ederek zihnimizin coğrafyasında yepyeni yerler keşfedebilme. Henüz okumadığımız bir kitaptaki bir sayfanın başından beri orada olması gibi.
İçimizde her zaman için farkında olduğumuzdan daha fazlası var. Daha fazla güç, daha fazla sıcaklık, daha fazla şefkat, daha fazla dayanma gücü.
Evet, hayat bizi şaşırtabilir ama kendi kendimizi şaşırtabilmemiz de mümkün.
Okyanus olmak
Üzgün bir ânında,
Başarısız olmuş değilsin.
Bir yenilgi ânında,
Kaybetmiş değilsin.
Sonsuza kadar kontrapost duracak
Bir heykel değilsin.
Hareket halindeki bir şeysin:
Yükselen gelgit, köpüren dalga.
Engin derinliklerin tanık olur
Bütün görkemlere, her bir mucizeye.
Demek ki sen mucizesin,
Görkemlisin. Onun için:
Ay’la savaşma.
İzin ver bütün gelgitlere.
Bütün gemi enkazların için
Sığınacak bir yer ol.