Kişi karşısındakinin değişmemesini isteyip yatırımını ona göre yaparsa sonrasında kafasını taşlara vurur. O değişecek, sen de değişiyorsun. Hayatın kendisi değişiyor.
Türkiye’de nasıl ki tamir edilmemiş bir musluk damla damla milli serveti harcıyorsa, kapanmamış bir ampul onu kapatmayan kişi farkında olsa da olmasa da milli serveti boş yere harcıyorsa, gelişmesine önem verilmemiş her çocuk da milli servete bir ihanettir. Bence her bir vatandaşın çözüm üretmek yerine şikayetle harcadığı her dakika, her an da damlayan bir musluk gibi israftır.
İyi uyum gösteren yetişkinler olabilmemiz için çocukluğumuzun kusursuz olmasına gerek yoktur. D. W. Winnicott’un da söylediği gibi “yeteri kadar iyi” olması yeterlidir.
(Kısa bir parantez: Özellikle günümüzde travma oluştururum korkusuyla çocuğuna sınır çizmeyen ebeveynlerin iyi özümsemesi gereken bir cümle.)
Bu ülkede içindeki çocuk utanca boğulmuş ve bunalmış o kadar insan var ki! Ben onalara “yetişkin çocuklar” diyorum. İçi çocuk ama bedenen yetişkin… Bunlar kötü insanlar değiller ama her türlü kötülüğü de yapabilirler.