Dişlerdim zamanın kör noktalarını
Ya ölüm korkummuydu daralan gök yüzünün kara delikleri
Hapsolmuştum işte dudaklarına yapışan her kelimelere
damlardı her akşam avcumuz sıkılmışsasına denizlere
Yarının güneşine kapattım gözleri
Yağmurun Kokusunu bastırdığı toprağın dağılması gibi mahvoluşun esinlendiği benliğimin karanlık yüzünde duyulmaz sesim ve kükredim artık ebediyen,aslansız bir savaşa.
Gün doğmadan göz bebeklerime parıldaman gibi
Ardımdaki geçmişimin perde çektiği geleceğime yanarım Bu dünyanın hayatla şavaşmayanlardan yana olmadığını
Durmak yok yola devam diyenlerin tökezleyecek adımlarının olacağından korktuklarıdır bu yol.