Ağır bir gözyaşı damlası, içinden geldi. Yanağından süzülüverdi. Kendisini koca dünyada yapayalnız hissetti Adem. Ellerini yüzüne kapadı. Daha fazla dayanamadı. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
Neden sonra, kendi hıçkırıklarından yoruldu. Ağlamanın sonu yoktu, sustu.
Çok sürmedi, olup biteni bir ânda hatırladı. Eylemi affedilmiş olsa bile utancı unutulur gibi değildi. Bu acı hikâyeyi yeniden hatırladı, yeniden aklandı. Kabahatinin anısı bir elbise gibi sırtında taşıdı. Ruh dayansa bedenin, beden dayansa ruhun nasıl dayandığını anlamadı. Bundan böyle kalbinin üzerinde hep bir kırık taşıyacaktı.