RC

"Bir çocuğu yetiştirmek, tüm toplumun görevidir."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Kız anadan görmeyince öğüt almaz, oğul atadan görmeyince sufra çekmez."
Çocuk Eğitimi
"Hiçbir şey yok gibiydi ama o his yine geldi”
2026 okuduğum her kitap için resim çiziyorum 🎨 📕 Sahabe Hatıraları
Aşk sandığımız şey çoğu zaman kalbimizin değil, çocukluğumuzun hafızasıdır. İnsan tanıdığı duyguyu sever. Hatta o duygu can yakıyorsa bile... Çünkü tanıdıktır, bildiktir, "ev" gibidir. Güvenle büyüyen bir çocuk, yetişkin olduğunda güvensizliğin içinde kalamaz. Değer görmüş biri, değersiz hissettirilen bir ilişkide uzun süre duramaz. Çünkü iç dünyasında bir referans noktası vardır: "Ben buna layığım." Sevgiyle büyüyen insan, sevgisizliğe aşk demez; sadece uyumsuzluk der ve çekilir. Onun pusulası sağlamdır. Ama güveni hiç tam kurulmamış bir çocuk, yetişkin olduğunda kalbi çarpınca bunun aşk olduğunu sanır. O çarpıntı çoğu zaman heyecan değil, eski bir yaradır. İhmal edilen biri, onu bekleten, mesaj atmayan, ortada olmayan birine daha çok bağlanabilir. Sevilmek için çabalamayı öğrenmiş biri, sevgi için mücadele etmeyi normal zanneder. Değersiz hissettirilerek büyüyen biri, değersiz hissettiren ilişkilerde kendini "tanıdık" hisseder. Burada çok kritik bir nokta var: Insan bilinçli olarak acı veren birini seçmez. Zihnimiz değil, sinir sistemimiz seçim yapar. Çocukken alıştığımız duygu neyse, bedenimiz onu güvenli sayar. Bu yüzden bazen "Beni hep aynı tip insanlar buluyor" deriz. Aslında biz, aynı duygunun peşine gidiyoruzdur. Şiddete maruz kalmış biri, yetişkinlikte şiddet eğilimli kişilere çekildiğinde bu bir zayıflık değil; çözülmemiş bir hikâyedir. Sevgiyle hiç temas etmemiş biri, sevgiyi sakinlikte değil, kaosta arar. Çünkü sakinlik yabancıdır, kaos tanıdıktır. İyileşme tam da burada başlar. "Ben neden hep bunu seçiyorum?" sorusu suçlayıcı değil, meraklı bir yerden sorulduğunda. Çünkü mesele kimi sevdiğimizden çok, neye aşina olduğumuzdur. Ve iyi haber şu: Aşinalık değiştirilebilir. İnsan, hak ettiğini öğrenebilir. Sevginin peşinden koşmadan da var olabileceğini