"Şehir yıkıntıları. Ve insan yıkıntıları."
Romanın neden böyle başladığını kitabın sonuna geldiğimde anlayabildim.
Her şey yenileniyorken ne yıkıntısıydı bu..
Yenilenen sadece dışlarıymış İnsanların, binaların,sokakların. Ruhları yıkık dökük kalmış, kendi özlerine set çekmenin adı yenilik olmuş.
Gül yetiştiren adam ise.. fark etmenin ve uyarmanın azizliğini yaşamış.
Sahi gelir mi Gül devri..?