Gerceğin galebesini ta geçmişte bile görmeyi istemek, bu susamışlık, kutsaldır. Büyük fikirler böyle doğar ve nesiller arasındaki ruhani bağ böyle kurulur, dokunur, örünür; Dünyanın mayası budur, bu sayede tecrübeler birikir ve sürekli olarak nesillere aktarılır. Ve bu sonsuz anışta, "iyi" ve " kötü" insanlığın sınırsız zaman ve mekanında, aynı dalgalar üzerinde yüzer giderler. İşte bunun için şöyle denmiştir: " Dün yaşayanlar bugün olanları bilmezler ama bugün yaşayanlar dün olanları bilirler ve yarın, bugünküler 'dünküler' gibi olacaktır. Şu da söylenmiştir: Bugünküler dün olanları yaşıyor, eğer yarınkiler bugün olanları unutur, hatırlamazsa bu, herkes için büyük felaket olacaktır.