Hangi anormalliğe “Normal” demedi ki? Annesini, babasını dikkatle tetkik ediyor, söz ve hareketlerindeki tezatları yakalayıp, bu tezatlardan “hayat” denilen bir gerçeği nasıl yaşadıklarına hayret ederek, buna da “normal” diyordu. Ona göre halli imkânsız görünen her hadise ve hâl, bir “normal” fiskesiyle kenara atılabilirdi.
“Mademki, tezatların ördüğü bir hayat tarzı var ve mademki biz bunu kabul etmişiz; bu en büyük yanlışı reddetmek, umumunun nazarında anormal olacağından, bir normal çek, gitsin!” diyordu.Doğru zannedilen yanlışların yanında çok hakikatler yetimdi…