Vince hayata tapardı; işsiz, hasta,sersefil dahi olsa, sadece var olmayı, yeryüzünde olmayı, sabah uyanıp akşam yatmayı, rüzgârın esmesini veya güneşin parlamasını, yağmurun usul usul ya da bardaktan boşanırcasına yağmasını dünyanın en muhtesem armağanı olarak görmüştü her zaman.
Insan beş buçuk yaşında ne düşünür ki? Maziyi düşünmez herhalde henüz. Hatırlamakla zehirlemez aklını. Olup bitmiş ile değil olacak olanla ilgilenir. Hatırlamaz, hayal kurar.