Uzun süren karanlık kör bir yolda yürümek bu, benim yaptığım. Ama yönsüz değilim hiç olmazsa. En çok da buna seviniyorum. Bir cennet mi çıkacak önüme? Bilmiyorum. Ama bir cennet çıkabilir diye düşünüyorum. Cennet de cehennem de bizim düşünce ürünlerimiz değil mi? Beni, yaşamak istemediğim saatleri zorla yaşamaya iten bir sebep var belki, ama bir cennet düşünmeme kimse engel olamaz sanıyorum.
Acı çekerek iyi biri olunamaz. Acı çekerek genellikle kötü biri olunur. Kimin en çok acı çektiğini tartışmak çocukçadır. Baskı gören çocuk genellikle sakatlanır, duygusal yaşamı zarar görür, baskı gören genellikle baskı yapanın düşünce yapısıyla yöntemlerini benimser, baskı görmenin en vahim sonucu budur; bu, baskı göreni mahveder ve onun kendini kurtarma olanaklarını azaltır. Acıyı işe yarar kılmak büyük uğraş gerektirir, özellikle de acı çeken kişi için.
Kimsenin bulunmadığı ormanda uzun yürüyüşlere çıkıp bana kimsenin ulaşamayacağı başka bir kıtada bulunduğumu hayal ettim. Kimse sana ulaşamaz, dedim kendi kendime, ulaşılabilir olmazsan eğer. Sen kimsin, diye sordum, kim olmak istiyordun, kendini hangi ölçütle ölçeceksin?