Hayatta belki de en zor tesadüftü ruh eşine denk gelmek. Yanından geçip gidebilirdi. Birbirine denk düşmeyen yollar üzerinde yaşanıp gidilebilirdi. Varlığını bile bilmez,başka ruhlarda savrulup dururdu insan. Ev diye sığınılan her gövdede fazlalık dururdu. Parçalarını o uygunsuz gövdeye uydurmak için kendi canını kanatarak kendine yeniden şekil vermeye çalıştığı her anda ise değişirdi insan. Eskisi gibi olmazdı. Ama ne kadar şekil verilirse verilsin,ait olmadığı bir boşluğa yerleştirilen yapboz parçasının bir köşesi hep boş veyahut kabarık kalırdı. Yanlış kalbe denk düşmek böyle bir ızdıraptı.