Her insan bir muamma olarak doğar diyeceğimize,her insan bir ümit olarak doğar desek de olurdu. Her yaşayan insan,yaşayan her diğer insan karşında bir ümittir.
Yaşadığı müddetçe insan muammadır. Kabul edilmesinde hiç zorluk çekmeyeceğimiz gerçek şu ki bir insanın yaşayan insan nitelemesine uğraması onun nefes alıp vermesi,canlı varlıklara özgü işlevleri yerine getirmesi sebebiyle değildir. Her kim ki bizzat kendi hayatının manasını değişime uğratmaya müsait veriler üretmekten geri durmaz;işte biz ona yaşayan insan deriz.
İnsan hayatı kendini tekrar edip duran bir "devr-i daim" manzarası arz etmediği taktirde sahiden insan hayatı olur. Evet,alnımıza ne yazıldıysa onu yaşarız ve fakat uhtemizdeki insanlık,robot,kukla,köpek değil de insan olmuşluk,alnımıza kendimizi tekrar etmeyeceğimizin yazıldığına karinedir. Tarih tekerrür etmeyecektir.
Can taşımak imkan taşımak demektir. İmkan ise istidattan ibaret değildir. İnsanların imkanı dediğimiz şey,o güne kadar ne idiyseler olduklarının ötesine gidebilme,üstüne çıkabilme gücüdür.