"Dizginleri boşa almış,dörtnala gidiyorsun."
"Hızda hayat vardır,"diye cevabı yapıştırdı düşes.
"Bunu gece günlüğüme yazacağım."
"Neyi?"
"Ateşten yananın ateşe doymadığını."
"Ateş bana değmedi bile;bak kanatlarım sapasağlam."
"Kanatlarını uçmak haricinde her şey için kullanıyorsun."
"Cesaret el değiştirdi;erkeklerden kadınlara geçti. Biz kadınlar için yepyeni bir şey bu."
"Dünyayı kadınlar yönetir. İnanın vasatlığa hiç tahammülümüz yoktur. Derler ki kadınlar kulaklarıyla,erkekler gözleriyle severmiş. Erkeklerde sevme yetisi varsa tabii."
Hayat,başkalarının hatalarını yüklenemeyecek kadar kısaydı. Herkes kendi hayatını yaşıyor ve bu hayatı yaşamanın bedelini ödüyordu. Acı olansa,insanın çoğu zaman tek bir hata için çok fazla bedel ödemek zorunda kalmasıydı. Aslına bakılırsa,insan tek bir hata için sürekli bedel ödeyip duruyordu. Kader,insanla olan alışverişinde alacak defterini hiçbir zaman kapatmıyordu.