Onun için en doğrusu gitmekti. Çünkü bazı insanlar "gitmek" fiiliyle yan yana yaşardı bu dünyada. Aşkmış, vefaymış, zamanmış, ömürmüş... hepsi boş bir hikâyeydi. Bazı kalpleri zincirlesen de durmazdı; gözleri hep uzak yollara takılırdı.
Kasabada öğretmenler bile can derdine düşmüştü. Ağzını açanın öldürüldüğü, insanların satırlı ve asitli saldırılara uğradığı günlerdi. Herkes o gün ölmeden, bir yerde saldırıya uğramadan evine dönebildiği için kendini şanslı sayıyordu.