Allah, yeryüzüne gönderdiği yalnız ve biçare kullarına, bu dar-ı dünyaya katlanma gücü versin diye kimine hayal gücü vermişti. Başka bir hayatın da olabileceği, bir yerlerde başka bir ömrün sürdüğü fikriyle avunsunlar diye... Ve o Allah vergisi hayal gücü büyük abilerde değil, yalnızlığın delirttiği, evin en küçük çocuklarında olurdu genellikle!
Ben de birkaç kez, "Doktor Ana benim de kursağımı kesse keşke" diye düşündüm. Oradaki zehirli boğuntuyu çıkarıp yerine neşeli anlar, çocuk kahkahaları, kuş cıvıltıları koysa; kulaklarımda çınlayan çatışma ve bomba seslerini silse; sonra da boğazımdaki yarayı iz bırakmadan dikip beni bambaşka biri yapsa diye hayaller kurdum.