Bir işe girişmeden önce enine boyuna düşünmelidir. Fakat iş olduktan ve sonuç beklenmeye başlandıktan sonra olası tehlikeleri tekrar tekrar düşünerek korkuya kapılmamalıdır.
Fakat ıstırabın hayat için özsel nitelikte olduğu ve bu nedenle bize dışarıdan akın etmediği, aksine herkesin onun kurumaz kaynağını kendi içinde taşıdığı yolundaki karşılaştırılabilir bir bilginin acı ilacını içmeyi çoğunlukla reddederiz. Daha ziyade bizden hiç eksik olmayan acıya daima ayrı bir dışsal neden, adeta bir bahane ararız; tıpkı efendi sahibi olmak için özgür insanın kendine put yaratması gibi.
Ölçüsüz sevinç de çok şiddetli acı da sadece aynı kişide bulunabilir. Zira her ikisi de karşılıklı olarak birbirine bağımlıdır ve ayrıca ortaklaşa olarak da ruhun neşesine bağlıdır.
Memnuniyetsizliğimizin kaynağı, isteklerin katsayısını yukarı çekme çabamız sürekli yenilenirken bunu önleyen diğer katsayının hareketsizliğinde yatar..