Bir insanı ne ihtiyarlatır?
Para'mı pul'mu, şan'mı şöhret'mi, ya da bir hiç uğruna koşturup durduğunuz ve ismine aşk dediğiniz o insan mı ihtiyarlattı..? Bunlara benzer bir sürü şey yazabilirim buraya ama ne gerek var değil mi? Zaten her şey ortada ama göremiyoruz, sormuyoruz gerçi 'sormak' yeter mi? Bilmiyorum, bildiğim her şeyi de artık bilmez oldum. Beni bir boşluk ihtiyarlattı bu güne kadar 26 yaşıma 11 gün kaldı ve diyeceğim şu ki, beni bunca sene boşluk ve değerimi bilmeyen insanlar ihtiyarlattı. Geçmişten çıkamamak, geleceği düşünürken anı yaşayamamak ihtiyarlattı beni. Beni o eski dostlar ihtiyarlattı... Beni ben ihtiyarlattım. Beni ben... Seni de sen güzel dostum bunu hiç bir zaman unutma.
Okuyun ve okutun!Kendi gençliğini düşünüyor. Gençliğini hep bir yaz gecesi gibi düşünüyor. Bahçelerde toplanılır. Çaylar demlenir. Kendilerini yaz akşamlarının serinliğine vermiş çocukların hoyrat çığlıkları gecelerde yankılanır. Büyükler dutların altında muhabbeti kaynatırlar.
Kitap almak,kitap okşamak, kitap koklamak, kitap dokunmak, kitap sevmek, kitap dikizlemek, kitap karıştırmak bir aşka, bir vecde, bir dine dönüşmüştü. Yaşanırsa ancak böyle yaşanırdı.
Okuduklarımız gelecektir arkamızdan, kazandıysak onları kazandık. Gerisi önemli değil, önemli olan o sayfaları okurken kazandığımız güzellikler...