Rahnümâ

Rahnümâ

, bir kitabı yarım bıraktı
Mehmet Yaşar Kandemir
8.8/10 · 215 okunma
Reklam
Kin zaafın ve esaretin mahsulüdür. Muhabbet bolluk ve rahmet dağarcığıdır. Zayıf beddua eder, kavi duanın sevgilisidir. Yeryüzünde rahmetle muhabbetle fetholunmayacak belde yoktur. Şiddet kendini yıpratır, kin kendi kendini yener. Aşkın, dünyamızı daha ilk yaratılışta fethettiğini bilmeyenler bedbaht ve zayıf ruhlardır. Zalimlere acıyınız, kindarlara acayınız, acıma bilmeyenlere acayınız, ta ki yeryüzünde Mesih'in diktiği merhamet ağacı dallarını semalara uzatsın ve kendi yok etmek istediği ruhlara acımayan korkak gönüllere acısın.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Affediliş, ona layık olan kalbin en asil kurtarıcısıdır. O, affeden kalbi de ayni hareketle kurtarır. İnsanın tabiatına ve kalbinin isteklerine bakınca "Allah bizi günah işlemek için yarattı" demektense "Allah bizi affedilmek için yarattı" demek ilahi niyyet ve iradeyi daha doğru anlatmak olacaktır.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Affın asıl sahibi Allah'tır. insan da Allah sevgisiyle affediyor ve ancak Allah sevgisine sahip olanlar affetmesini biliyorlar. İntikam duygusu sf ile asla bağdaşamıyor. Allahsız insan affedemiyor. Varlık hakkında duyulan sonsuz sevgi, durmadan yeryüzünde af taşımaktadır. Aşk ile beslenen, zeka ve hesap mahsulü olmayan af, fenalıkları himaye edici af değildir; o, günahları temizleyicidir Lakin kimler b u affa layıktır? hangi günahlar af ile temizlenir de dünyamız kinlerin cehenneminden kurtulur ve muhabbetlerin cenneti haline getirilir?
Sayfa 61·Kitabı okudu
Musset'nin dediği gibi "insan bir çıraktır, ızdırap onun üstadıdır ve hiç kimse ızdırap çekmedikçe kendini tanıyamaz" Böylece ızdırap da bir ölümle bir doğum aynı anda aynı ruhta birleşiyorlar, kolay bir ölümle çok ağır bir doğum. Izdırabı yaratan ulvi ve içtimai engelleri birer birer ortadan kaldıran insan yok oluyor. Kolaylıkla ve bollukla elde edilen hazlar önce şuuru uyuşturuyor sonra kalbi harap ediyorlar; sonunda iradenin engelleri aşan gücünü yok ediyorlar insan diye ortada kalan varlığın sadece hazların devşiren otomatik bir yapıdan farkı kalmıyor
Sayfa 87·Kitabı okudu
Reklam