·
Okunma
·
Beğeni
·
21bin
Gösterim
Adı:
Var Olmak
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
145
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759955595
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Baskılar:
Var Olmak
Var Olmak
Cemiyeti yoğuracak ruh, ne bir sihirbazın ruhudur; ne de Gordiyon´daki düğümün üzerine kılıcını indiren kahramanın ruhudur. O bir halaskarın zafer neşesiyle sarhoş ruhu olmadığı gibi kara kaplı, kaba cüsseli kitapların üzerine eğilen bilgiçlerin ruhu da değildir. Taklit mayası onu yuğuramayacağı gibi itham ve inkar mayası da onu yuğuramaz. O ruh bize kaybolan benliğimizi bulduracak. Bin nedametle nihayet anladık ki dünyada belki herşeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuksa gurbette kaldık. Kendimize nasıl koşalım? Bize bir aydınlık, bir rehber lazım, diyorlar. Her tarafı, her zerresi rehber olan, her ciheti aydınlıkla dolu alemde tek aydınlık, bir rehber arıyoruz. Cemiyeti yoğuracak ruh, eski Asya´nın hikmetiyle Kur´an´daki ilhami kendinde birleştirdiği halde, Garb´ın dört asırlık ilmine zihniyetine sahip, felsefesine aşina olacak Anadolu dervişinin ruhudur.

(Arka Kapak)
145 syf.
·Puan vermedi
Arkadaşlar harika bir kitap ile sizleyim
Okumanızı tavsiye ederim
[ Kısa Tanıtım ]
Cemiyeti yuğuracak ruh, eski Asya'nın hikmetiyle Kur'an'daki ilhamı kendinde birleştirdiği halde, Garb'ın dört asırlık ilmine zihniyetine sahip, felsefesine aşina olacak Anadolu dervişinin ruhudur.
136 syf.
·25 günde·10/10 puan
Okuduğum ilk Nurettin Topçu kitabı olmasıyla birlikte daha sonra okuyacağım yazarlar arasına girdiğini söyleyebilirim. Neredeyse her sayfa altını çizdiğim cümleler içeren bir kitap.
Kitap iki bölümden oluşuyor: Düşünceler ve Duyuşlar.
Birinci bölüm Düşünceler Var olmak ile başlıyor.
"Var olmak, düşünmek ve hareket etmektir."
Peki neyi düşünüp nasıl hareket etmeliyiz diye soruyoruz. Bize cevabı en güzel şekilde veriyor Nurettin Topçu,
"Gerçek düşünüş, varlığımızın her adımda karşılaştığı muammaları kainatın bütününe sorarak, oradan da sonsuzluğa duyurarak onlardan cevap almaktır."
Burada insanın sürekli bir sorgulama halinde olması yani hareket halinde olması gerekiyor, hakikate ulaşma adına. Ve birinci bölüme Dua ile son veriyor,
"O, en güzel ruhların dilidir."

İkinci bölüm olan Duyuşlar bölümü ise insanın ruhuna hitap ediyor genel anlamda. Kendimizi nerede arayacağımızı ve nerede bulacağımızı söylüyor.
"Ben seni uzaklarda ararken sen kendi evimde idin!"
Sonra bize gideceğimiz yolu gösteriyor.
"Yolumuz zalim kardeşlerimize merhamet yoludur."
Yine bizlere her şeyi kaybettiğimizi sandığımız zamanlarda aslında bunun yeni bir başlangıç olduğunu hatırlatarak yüreklerimize ferahlık veriyor. Ve son olarak,
"Kalpler kırılmak için yaratılmıştır."
derken bu kırılmış kalbin bizi Rabb'e yakınlaştırdığını söyleyerek bizdeki hüznü sevince dönüştürüyor.
Kitaba damlalar bölümü ile son veriyor Nurettin Topçu ve bunlar öyle güzel damlalar ki yazıp duvara asmak her daim okuyup üzerine düşünmek gerek.
"İnsan üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır: hakîkatın, hayrın, güzelliğin."
"Üç hâkimin hükmünde hatâ aranmaz: kalbin, kaderin, ölümün."
"Üç şey saadetin sırrıdır: tevâzu, kanaat ve ölümün eşiğinde sık sık dinlenme zevki."
"Üç şeyin hududunda durmasını bilmelidir: isteklerin, aklın, hayatın."
"Duygunun üç dünyası vardır: sanatın, rüyanın ve sevdanın."

Velhasıl son derece düşündürücü ve güzel bir kitap muhakkak okunması gerekiyor. Var olmak için...
145 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10 puan
Okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi, kitap bizi kendi iç dünyamıza yönlendiriyor ve kendimizi, ruh âlemimizi daha yakından tanıtıyor. Soyut kavramların mânâlarını açığa çıkarıyor. Kitapta kendinizi bulup, daha önce farketmediğiniz ruhani yönlerinizi farkedeceksiz "var olmak" cümlesinin sırrına ulaşacaksınız, keyifli okumalar..
145 syf.
·Beğendi
Türk islam felsefesinin önde gelen ismi Nurettin Topçu'nun okuduğum ilk kitabıydı. Düşündüren, sorgulatan bir anlatım tarzıyla hem yorucu bir o kadar da keyifli bir okuma oldu. Bazen bazı kitaplar için "bu kitabın tam hakkını verebildim mi" diye düşünürüm bu kitap da böyle düşündüklerimden.
"Var olmak, düşünmek ve hareket etmektir.
Var olmak, istemek ve sevmektir."
Kitapta da bu ifadelerin daha derinlere götüren sorgulamalarını kitap boyunca düşünme fırsatı buluyorsunuz.
Okurken Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu, Aliya İzetbegoviç'in kitaplarına benzer bir his bıraktı.
Belki her biri aynı derdin insanı diyedir.
Kesinlikle tavsiye ederim.

"Düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır."

"Yaşarken cesaretle ölümün koluna girebilenler görüyorlar ki, o bir düşman değildir, Belki bu dünyadaki zindan hayatının yarattığı düşmanlıklardan ve korkulardan, en başta yaşama korkusundan temizleyerek kurtarıcı dosttur. O bir dost elidir; kafesin kafasını kırar, zindanın kapısını açar, ruhu hürriyete kavuşturur."
145 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabı "mürşid-i kâmilim" olarak nitelendiriyorum. "Mürşid-i kâmil" ifadesi, tasavvuf kültürümüzde o yolu daha önceden arşınlayıp aynı yola girenlere yolun inceliklerini, tehlikelerini, adabını öğreten gönül erlerini tanımlar. Bu benzetmeyi, bahsi geçen gönül adamları sorumluluk yüklenme, rehberlik etme ve derin hayat tecrübelerine sahip olma vasıflarını taşırken merhum Topçu'nun da bu özelliklere ortak bir yanının bulunması vesilesiyle yapıyorum.
"Var olmak" benim nezdimde, hayatı her yönüyle tanımış, yaşamış ve tecrübelerini aktarma işini ilahî bir emir almışçasına ciddiyetle yapan Nurettin Topçu'nun, kalbin çorak topraklarına rahmet yüklü bulutlar misali yağmurlar yağdırdığı eseridir.
"İnanmak" onun kalbinde 'gerçek ve şahsi tanıyış'la , "sevmek"se ancak 'yaşamak'la hakiki manasını bulur.
"Günah", "Tövbe", "Affediliş" ise bizi bizden alır, yeni ufuklarla tanıştırır. Gönlümüzü, ufkumuzu enginleştirir.
"Çocuk"sa 'nüsha-i kübrâ'dır. Yani en büyük nasihat.

En son bölüm başlığı ise "Damlalar"dır. Her biri bir derya genişliğinde olan damlalar...
145 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Kendi içimize yolculuk yapmamıza vesile olan bir kitap.
Kurtuluşa ermemiz için bize yol gösteren, yol üstündeki durakları hatırlatan ve bizi dinlendiren bir eser.
Hayatımıza yön vermesi ümidiyle.
Kitapla kalın..
145 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Nurettin Topçu, Türk İslam felsefesinde önde gelen fikir insanı. Var olmak, düşünmek, harekete geçmek, istemek ve sevmektir diye başlıyor eser.
Var olabilmenin, insan ve insanca olmak, yaşabilmek düşünmenin ve sorgulamanın inceliklerine değinerek bizleri adeta aydınlatarak farklı açılardan bakmamızı sağlamıştır.
İnsanı insan yapan tüm kavramlara karşın hakikat arayışına davet ediyor.
"Bir ben vardır bende, benden içeru."
der Yunus Emre...

Var olmak, sevmek ve istemektir. Yeniden sevmek, her an hayata yeniden açılmaktır bir çiçeğin güneşe temaşasına uzanmaktır. Sevmek, ruh âleminin serdarı olmaktır. Kendi dar benliğinden iradenin fethettiği bir tasavvura yükseltiyor. Var olmak inanmaktır. Kör bir kandili, parça bir ışıktan bütün bir aydınlığa ulaştırmaktır.

Nurettin Topçu düşünce kalemi ile eşlik eder...

"İnanmak, gerçek ve şahsi tanıyıştır. Sevmek ise, gerçek yaşayıştır. İnanmayan bilmez, taklit eder. O ışığını başka kürelerden alan bir kör kandildir. Sevmeyenler, yaşamayanlardır. Onlar ölü ruhlardır. Her an toprağından taze hayat fışkıran tarlanın üstüne atılmış kuru kütüklerdir."

Kitabın sonunda, hayat denizine damlalar eklemeyi unutmayın...

"İnsan ruhunda bu üç şeye götüren üç yeti vardır:
Zeka, duygu, irade.
Zeka, üç yerde kullanılır:
Kazanmada, hilede, ilimde.
Duygunun üç dünyası vardır:
Sanatın, rüyanın ve sevdanın..."
145 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Yok oluyoruz.Bir ruhumuz,bir kalbimiz olduğunu unuttukça; bedenin,nefsin isteklerine indirgenmiş bir hayatın içerisinde kayboluyoruz.Bencillikler,hırslar,hevesler irademizi örtüyor,yinelenmek için yeniden diyebilmek için ölemiyoruz.Bu yüzden dirilemiyoruz.Tabiatın diline yabancılaştık.Artık kuşlar,ağaçlar bizimle konuşmuyor.Camideyiz,cemaatteyiz ama kulluğun neresindeyiz,bilmiyoruz. Rahatı,konforu,lüksü öncelerken bizi kendimize getirecek pişmanlıkları görmezden geliyoruz. Merhameti tekelimize aldık.En çok ihtiyacı olan zalimden bile kıskanıyoruz.

Otomatikleşiyoruz,robotlaşıyoruz.Özgürlüğümüzü makinalara bağladık.Hürlüğümüzü kaybettik.İç güdülerimize terk edildik.Bizi hürleştiren sonsuzluğa bağlayan ilim ve hikmetten uzaklaştık. Teknolojinin kısır dünyasında sahte mutluluklarla oyalanıyoruz.

Masumiyeti koruyamıyoruz.Günahsız geldiğimiz dünyadan zalim ayrılıyoruz.Ruh-beden çatışmasından hep yenik ayrılıyoruz.

İstiyoruz.Bir amaca bağlamadan,bağlanmadan istiyoruz.Hazların zihnimizi nasıl uyuşturduğunu, kalbimizi nasıl boşalttığını hiç önemsemiyoruz.Izdarıbı unuttuk.Derine inemiyoruz.Kendimizle konuşamıyoruz.Dost aramıyoruz.Samimiyet aramıyoruz.Her geçen gün daha da sürüleşiyoruz.

İşte “VAR OLMAK” insana bu kaybettiklerini yeniden nasıl kazanacağını kendiyle,kalbiyle,ruhuyla, Rabbi ile nasıl barışacağını şuuruna,hürriyetine,iradesine nasıl sahip çıkacağını anlatan, ölmüş benliklerimize var olmak adına diriltici bir nefes veren bir Nurettin Topçu eseri.

Okuyalım,okutturalım inşallah.
145 syf.
Kitaba geçmeden önce yazarı tanımanın daha anlamlı olduğunu düşünüyorum. Tanımak derken, eğitimi doğum yılı gibi bilgileri öğrenmeyi kastetmiyorum, onun düşünce dünyasında hangi konumda olduğunu bilmek önemli. Necip Fazıl'ın "Büyük Doğu" fikriyatını, Sezai Karakoç'un "Diriliş" fikriyatını bilen, Nurettin Topçu'nun "Hareket" fikriyatını anlamakta güçlük çekmeyecektir.Bu üç yazarı aynı minvalde görebiliriz.
Kitaba gelirsek, belirli bir okuma pratiği olmayan, en azından düşünce yazıları üzerine, bu kitabı okurken biraz zorlanacaktır.(5 yıl önce ilk okuyușumda zorlandığım için gönül rahatlığıyla yapılmış bir tespittir kendisi) Ancak bu pratiğe sahipseniz kitap oldukça anlamlı ve insanın ruhuna dokunan, iç dünyasına fazlaca dönmek zorunda bırakan bir kitap. Ve bana kalırsa kitapta geçen, bizde gizlenmis bir Allah sesi var, ona kalp diyoruz, sözü bu kitabın menbâıdır.
145 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Nurettin Topçu'nun felsefe, sanat, ahlâk ve tasavvuf denemelerinden oluşan kitap en önemli eserlerinden biridir. Düşünceler ve duyuşlar olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde, insanın bahsederken, ikinci bölümde daha çok insanın ruhuna hitap eden yazılardan oluşmakta. Alt başlıkları var olmak ve içinde barındırdığı diğer kavramların incelemesiyle devam ediyor. Kişinin sahip olmaya çalıştığı olumlu özellikler, düşünmek, bilmek, namus,sevmek,kuvvet,zafer, bunun yanında hepsini bekleyen zorluklar; zulüm, günah , ölüm, yalan, ızdırap, çile...
Okunası bir kitap duyumsanacak bir ahlak var.Teleffuz olarak yer yer uysal,kimi yerde celalli, sitem ediyor olmazlara,olmayışlara...
"...en iyiler, en çok duyanlar, en çok bilenler, muzaffer hareket adamları, ateşli beyinler, incelmiş sanaatkar ruhlardır. Bunlar, içinde doğru bir tek çizginin bulunmadığı hatta aydınlığın bile kırıldığı bir dünyada yaşamaktan ıztırap çektiler..."
İyi okumalar.
"Güzelliğin âşıkları var, zenginliğin âşıkları, ilmin âşıkları var, bir de aşkın âşıkları var. Ve hepsinde görülen, varlığına tahakküm eden hayalden başka herşeye karşı bir ilgisizlik, bir anlayışsızlık, bir asabiyet."
Acaba ölüm dedikleri şey, varlığı var kılan ilk kuvvetin, yani aşkın kaynağına ruhun dönüşü ve onunla bahtiyar birleşmesi olmasın!
Ölüm, yoklukla bir sanılıyor; şüphe, karanlık ve korkuyu hep birlikte temsil ediyor. İnsanlar ondan yokluğun kendilerine uzanıp kendisine doğru çeken menhus eli diye ürperiyorlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Var Olmak
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
145
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759955595
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Baskılar:
Var Olmak
Var Olmak
Cemiyeti yoğuracak ruh, ne bir sihirbazın ruhudur; ne de Gordiyon´daki düğümün üzerine kılıcını indiren kahramanın ruhudur. O bir halaskarın zafer neşesiyle sarhoş ruhu olmadığı gibi kara kaplı, kaba cüsseli kitapların üzerine eğilen bilgiçlerin ruhu da değildir. Taklit mayası onu yuğuramayacağı gibi itham ve inkar mayası da onu yuğuramaz. O ruh bize kaybolan benliğimizi bulduracak. Bin nedametle nihayet anladık ki dünyada belki herşeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuksa gurbette kaldık. Kendimize nasıl koşalım? Bize bir aydınlık, bir rehber lazım, diyorlar. Her tarafı, her zerresi rehber olan, her ciheti aydınlıkla dolu alemde tek aydınlık, bir rehber arıyoruz. Cemiyeti yoğuracak ruh, eski Asya´nın hikmetiyle Kur´an´daki ilhami kendinde birleştirdiği halde, Garb´ın dört asırlık ilmine zihniyetine sahip, felsefesine aşina olacak Anadolu dervişinin ruhudur.

(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 2.264 okur

  • Selahattin YAŞAR
  • Merve
  • Burçin Farımaz
  • bir gençlik ölümü
  • Nur
  • Feyza
  • Eren Eray
  • Fatma Korkmaz
  • Muhammed Nasır Güler
  • Mısra Akar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.6
13-17 Yaş
%4.4
18-24 Yaş
%29.7
25-34 Yaş
%31.9
35-44 Yaş
%22
45-54 Yaş
%2.2
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.4
Erkek
%39.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%56.7 (374)
9
%24.2 (160)
8
%11.5 (76)
7
%3.6 (24)
6
%1.5 (10)
5
%0.6 (4)
4
%0
3
%0.2 (1)
2
%0.2 (1)
1
%0.5 (3)

Kitabın sıralamaları